Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2012/1579 E. 2012/14553 K. 20.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1579
KARAR NO : 2012/14553
KARAR TARİHİ : 20.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal, hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I- Sanık … hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Sanık …’in yokluğunda verilen kararın kendisine 25.12.2008 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen, 07.01.2009 havale tarihli diğer sanık tarafından yazılan temyiz dilekçesiyle kendisi hakkındaki hükümleri temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında, tebliğnamenin onama isteyen düşüncesi benimsenmemiştir.
5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK’un 310/1 maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra sanık … hükmü temyiz ettiğinden, anılan Yasanın 317. maddesi gereğince tebliğnameye aykırı olarak temyiz isteminin REDDİNE,
II- Sanık … hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal ve hakaret suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz incelenmesine gelince:
Sanık hakkında Nevşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 189-45 sayılı, 09.10.2005 tarihinde infaz edilen hükümlülüğün tekerrüre esas alınması yerine, daha az cezayı içeren hükümlülüğün tekerrüre esas alınması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Mahkumiyet hükümlerinde denetim süresinin belirlenmesinin infaza yönelik bir işlem olduğu gözetilerek, 5237 sayılı TCK’nın 58/6-7 maddesi gereğince mükerrir olan sanık hakkında, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesiyle yetinilmesi yerine, 5275 sayılı Yasanın 108/4. maddesine dayanılarak denetimli serbestlik süresinin belirlenmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkralarından ”denetimli serbestlik süresine” ilişkin bölümün ayrı ayrı çıkartılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.