YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3854
KARAR NO : 2021/19446
KARAR TARİHİ : 14.12.2021
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇLAR : Nitelikli hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün temyiz incelenmesinde;
14.04.2011 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen ek 2. madde uyarınca doğrudan verilen 3.000 (dahil) TL’ye kadar olan adli para cezalarından ibaret mahkumiyet hükümleri kesin olup, suça sürüklenen çocuk hakkında tayin edilen 1.320 TL adli para cezasına ilişkin hükmün, cezanın türü ve miktarı itibariyle temyizi mümkün bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince suça sürüklenen çocuk …’un temyiz itirazının tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-Suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelenmesine gelince;
Mahkemece her ne kadar uygulanmamış olsa da, somut olayda suçun gece vakti işlenmesi sebebiyle TCK’nın 143 ve 116/4. maddelerinin uygulanma şartlarının oluştuğu; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 11.12.2012 tarih, 2012/1247 Esas ve 2012/1842 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b ve 143. maddelerinde düzenlenen hırsızlık suçunun gece vakti işlenmesinin, yine 5237 sayılı TCK’nın 116/4 ve 119/1-c maddelerinde düzenlenen işyeri dokunulmazlığının ihlali suçunun gece vakti birden fazla kişiyle birlikte işlenmesinin, her iki suçun daha ağır ceza verilmesini gerektiren nitelikli halleri olması nedeniyle aynı Kanun’un 66/3. maddesi uyarınca dava zamanaşımı sürelerinin hesabında dikkate alınması gerektiği de gözetildiğinde, suç tarihi itibariyle suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından zamanaşımı süresinin dolmadığı kabul edilerek yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Müştekinin işyerini olay günü saat 00:30 sıralarında kapattığı, aynı gün saat 04:30 sıralarında telefonuna bağlı alarm sisteminin çalması üzerine işyerine gittiğinde camın kırılarak işyerine girildiğini ve işyerinden hırsızlık yapıldığını fark ettiği, 24.09.2011 tarihli yakalama ve CD izleme tutanağında olay günü saat 03:25-03:40 arasında işyerine tramvay durağı kısmına bakan yan camı kırılarak 3 şahsın girdiğinin belirtildiği, suça sürüklenen çocuğun hazırlık aşamasında alınan ifadesinde işyerine açık kimlik bilgilerini bilmediği 3 şahıs ile birlikte girdiklerini söylediği, yine mahkemenin kabulüne göre de eylem saatinin 04:30 olarak gösterildiği olayda; suç tarihinde Bağcılar İlçesinde güneşin saat 06:34’de doğduğunun ve 5237 sayılı TCK’nın 6/1-e maddesi gereğince saat 05:34 öncesinin gece olduğunun anlaşılması karşısında, eylemin gece işlendiğinin kabulü ile suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 143 ve 116/4. maddelerinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk …’un temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarları bakımından suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkının korunmasına, 14.12.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.