YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/30275
KARAR NO : 2012/10057
KARAR TARİHİ : 30.04.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 29.06.2004 tarih, 2004/6-120 esas ve 2004/154 karar sayılı kararında vurgulandığı gibi, “Cumhuriyet Savcısının esas hakkında görüşünü bildirmesinden sonra sanıklar müdafiinden mütalaaya karşı diyecekleri ve esas hakkındaki savunmasının sorulması üzerine, sanıklar hakkında lehe kanun maddelerinin uygulanmasını istediği, oturuma katılanların duruşmanın devamını gerektiren bir istemleri bulunmadığı, mahkemece hükmün gerekçesinin eklenecek kararda açıklanacağı ifade edilmek suretiyle, artık araştırılacak bir konunun kalmadığı ve duruşmanın devamı niteliğinde herhangi bir yargılama işlemi yapılmayacağı ortaya konulup hemen ardından da hükmün tefhim edildiği, duruşmanın bitirileceği, maddede geçen sözcüklerin yinelenmesi suretiyle açıkça bildirilmemiş olsa dahi, mevcut uygulamanın savunma hakkının ihlali sonucunu doğurmadığı” yönündeki tespit karşısında, tebliğnamedeki 1 numaralı bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir.
Sanık …’ın doğum tarihinin iddianamede ve gerekçeli karar başlığında kaydına uygun olarak yazılmaması yerinde düzeltilmesi olanaklı yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
A- Sanıklar …, … ve … hakkında müşteki …’ye yönelik eylemleri nedeniyle haklarında kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca sanıklar yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerini olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı, sanıkların müştekiye ait park halindeki otomobilin kapı kilidini, taklit anahtar kullanmak suretiyle kilit sistemine zarar vermeden açarak hırsızlık suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında; eylemin 765 sayılı TCK’nın 493/2-son, 522 (pek fahiş) maddelerinde düzenlenen anahtar uydurmak suretiyle hırsızlık ve 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d, 53 maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 53 maddesi ile yapılan uygulamanın her durumda sanıklar lehine olması nedeniyle, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı Yasanın 53/3. maddesi göz ardı edilerek, 53/1-c bendinde belirtilen haklardan sanıkların mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, …, … ve … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkralarından “53/1. maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ cümlelerinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B- Sanıklardan …, … ve … hakkında müştekiler … ve …’e; … hakkında müşteki …’ya ve … hakkında müşteki …’e yönelik eylemleri nedeniyle haklarında kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Sanıkların eylemlerine uyan 765 sayılı TCK’nın 492/1-son. maddesinde tanımlanan geceleyin bina içinden ikiden fazla kimse tarafından birlikte hırsızlık ve sanık …’in eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 492/1 maddesinde tanımlanan geceleyin bina içinden hırsızlık suçlarının aynı Yasanın 102/4. maddesine göre 5 yıllık dava zamanaşımına bağlı olup sanıkların hükümlülüğüne karar verildiği 04.05.2006 tarihinden incelemenin yapıldığı tarihe kadar zamanaşımını kesen herhangi bir işlem yapılmadan bu sürenin geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, …, … ve … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8 maddesi gereğince DÜŞMESİNE, 30.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.