YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/16984
KARAR NO : 2012/18975
KARAR TARİHİ : 17.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Dosya kapsamına göre, müştekinin 17:00’da evden ayrıldığını, 21:30’da evine geldiğinde hırsız girdiğini anlaması, suç tarihinde güneşin 17:19’da batması ve tanık olarak beyanı alınan …’ın anlatımı olayın oluşumuna ilişkin olmayıp müştekinin evine hırsız girdiğini farketmesi anındaki durumu anlatması dikkate alınarak hırsızlık eyleminin gece sayılan zaman dilimi içerisinde gerçekleştiği kesin olarak belli olmaması nedeniyle, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği hırsızlık eyleminin gündüz vakti işlendiğinin kabul edilmesi gerekirken TCK’nın 143. maddesince artırım yapılıp yazılı şekilde hüküm kurularak sanık hakkında fazla ceza tayin edilmiş olması,
2- Sanık hakkında TCK’nın 143. maddesinin uygulanmasında hesap hatası sonucu fazla ceza tayin edilmiş olması,
3- TCK’nın 53/1. maddesindeki haklardan yoksun bırakma müeyyidesinin ceza süresince uygulanarak hüküm kurulduğu anlaşıldığından aynı maddenin ikinci ve üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
4- Sanığın, TCK’nın 58. maddesinin uygulamasına dayanak yapılan birden fazla hükümlülüklerinin bulunması karşısında, en ağır cezayı içeren hükümlülüğün esas alınması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak
BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasından TCK’nın 143. maddesinin ve ‘‘TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölüm karardan çıkartılması suretiyle; sanık hakkında TCK’nın 142/1-b, 168/2, 53 maddeleri uyarınca sonuç olarak 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılması tümcesi ile ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ ve hüküm fıkrasından TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkarılarak, hüküm fıkrasına “Sanığın Edremit 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 28.09.2004 tarih 2004/631- 2004/1209 sayılı 10.12.2004 kesinleşme tarihli 891,00TL adli para cezası dikkate alınarak, hakkında hükmolunan cezanın, TCK’nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, koşullu salıverme süresine eklenecek ceza yönünden kazanılmış hakların saklı tutulmasına 17.09.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.