Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2011/9971 E. 2012/27635 K. 18.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/9971
KARAR NO : 2012/27635
KARAR TARİHİ : 18.12.2012

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 65/a, 5237 sayılı TCK’nın 52/2, 53, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyet,

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıkların, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu’nun “arkeolojik sitler, koruma ve kullanma koşullarına” ilişkin 05/11/1999 tarih ve 658 sayılı ilke kararı ile bilimsel amaçlı kazılar dışında kazı yapılamayacağına karar verilen, Çanakkale Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 01/08/2003 tarihli ve 1780 sayılı kararı ile belirlenen 1. derece arkeolojik sit alanı içerisinde yer alan Erdek ilçesi, Çınar Limanı mevkii, Seyitgazi tepesinin doğusunda eski taş ocağının güneyinde “Açık Hava Sunağı”olarak bilinen nekropol alanda, izinsiz kazı yaptıkları sırada, adli emanette kayıtlı kazı aletleri ile birlikte suçüstü yakalandıkları, tarafsız arkeolog bilirkişi raporu ile sanıklar tarafından dava konusu yerde 210×190 cm ölçülerinde, 196 cm derinliğinde ve 277×165 cm ölçülerinde, 195 cm derinliğinde olmak üzere iki ayrı noktada kazı yapıldığının, bu kazı çukurları içerisinde mermer blokları, horosan harçlı taş duvar örgülerinin bulunduğunun, kazı alanının güneyinde ana tanrıça “Kybele” adanmış “Açık Hava Sunağı’nın” yer aldığının, kazı çukurlarında ortaya çıkan mermer mimari parçalar, kırma taş, tuğla malzemenin bir kısmının sökülerek kazı toprağı ile birlikte zeytinliğe doğru atıldığının, bu şekilde korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı niteliğini haiz duvar kalıntılarının tahrip edildiğinin, Açık Hava Sunağı’nın doğal kayalara açılmış basamaklarının bir kısmının kopartılarak tarihi dokuya zarar verildiğinin belirlendiği anlaşılmış olup,
Sanıkların eylemleri neticesinde korunması gerekli taşınmaz kültür varlıklarının bozulmasına, tahribine, zarara uğramasına, doğal ve özgün yapılarının yok olmasına sebebiyet verildiğinin tereddütsüz olarak ortaya konulduğu, bu itibarla sanıkların sübuta eren eylemlerinin 2863 sayılı Kanunun 65/a maddesine temas ettiği kabul edilmekle, tebliğnamede sanıkların eylemlerinin 2863 sayılı Kanunun 74/1 maddesinde düzenlenen suçu oluşturup oluşturmayacağı değerlendirilmediğinden bahisle bozma öneren (2) numaralı görüşe iştirak edilmemiştir.
1-Sanıklar Erkan Çiftçi ve … haklarındaki hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafinin atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, sanıklar hakkında belirlenen cezanın ertelenmesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair kararların usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkin, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;

5237 sayılı TCK’nın 53/1-c maddesinde belirtilen velayet, vesayet ve kayyımlığa ait hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca sanıklar hakkında sadece kendi alt soyları üzerindeki yetkileri bakımından koşullu salıverme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının yedi numaralı paragrafının “5237 sayılı TCK’nın 53/3 maddesi uyarınca, aynı Kanunun 53/1-c maddesinde belirtilen kişisel hak yoksunluğunun, sanıkların kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından koşullu salıverilme tarihine kadar, diğer bentlerde belirtilen hak yoksunluklarının ise mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına” şeklinde düzeltilmesi ile hükümdeki usul ve kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanık … hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,ancak,
1-Sanığa isnat edilen suçun temas ettiği kanun maddesinde öngörülen yaptırım miktarı 5271 sayılı CMK’nın 195. maddesi kapsamında bulunmadığı gibi sanık hakkında anılan kanunun 193/2 maddesinin uygulanmasını gerektirir koşulların da mevut olmamasına rağmen, sanığın savunması alınmaksızın yargılama yapılarak hakkında karar tesis edilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 191 ve 193/1 maddelerine muhalefet edilmesi,
2- 5237 sayılı TCK’nın 53/1-c maddesinde belirtilen velayet, vesayet ve kayyımlığa ait hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca sanık hakkında sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından koşullu salıverme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA,18/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.