Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/12914 E. 2021/9254 K. 26.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12914
KARAR NO : 2021/9254
KARAR TARİHİ : 26.10.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

I- Sanıklar … ve … hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz incelemesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarih, 2013/11-397 Esas ve 2014/202 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nin “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “resmi belgede sahtecilik” suçlarında korunan hukuki yararın kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişi de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulünün etkilenmeyeceği, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerekeceği ve 5237 sayılı TCK’nin 43. maddesi uyarınca, “bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi” durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının mümkün olduğu da gözetilerek, açıklanan ilkeler doğrultusunda; sanık hakkında Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/199 Esas ve 2015/100 Karar sayılı ilamı ile resmi belgede sahtecilik eyleminden dolayı 5237 sayılı TCK’nin 204/1. maddesi uyarınca sanık … hakkında 1 yıl 8 ay hapis cezasına hükmedildiği ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, yine sanık … hakkında 1 yıl 8 ay hapis cezasına hükmedildiği, iddianamesinin 17.10.2014 tarihli olduğunun ve dosyanın Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 06.10.2021 tarih, 2021/19954 Esas ve 2021/7934 Karar sayılı ilamı ile mahkemenin kararının bozulmasına karar verildiğinin anlaşılması, incelenen dosya ile belirtilen dosya arasında hukuki kesinti bulunmayıp; eylemlerinin aynı suç işleme kararına bağlı olarak zincirleme biçimde resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturup oluşturmadığının değerlendirilebilmesi için dosyaların aslı ya da onaylı örneklerinin getirtilip incelendikten sonra, sonradan sübutu kabul edilen eylemleri nedeniyle zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanarak tayin olacak cezadan kesinleşmiş önceki cezaların Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.03.2016 tarihli 2014/487 Esas ve 2016/128 Karar sayılı ilamında belirlediği ilkeler uyarınca mahsup edilmesi gerekeceği de dikkate alınarak, yargılaması devam eden dava dosyasının mümkünse bu dava ile birleştirilmesinden sonra dosyalar birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve araştırma ile hükümler kurulması,
II-Sanıklar … ve … hakkında “nitelikli dolandırıcılık” suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz incelemesinde;
1)Müştekilerin sanık …’e inşaat malzemesi sattığı ve karşılığında sanığın keşidecisi… İnşaat. Ltd. Şti. olan 10.600 TL bedelli çeki verdiği, söz konusu çekin bankaya ibrazında keşideci imzasının tutmadığından işlem yapılmadan iade edildiği, müştekiler tarafından suç duyurusunda bulunulması üzerine yapılan yargılamada sanık …’in şikayetçi ile 1.000.000 TL üzerinde alışverişi olduğunu, zaman zaman katılana çek verdiğini, cari hesapları bulunduğunu savunması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından; suça konu çekin ticari alışveriş sırasında ya da alışverişten sonra mı verilip verilmediği belirlenererek, alışveriş anında ödemenin çekle yapılacağı konusunda bir anlaşmalarının bulunup bulunmadığı açıklığa kavuşturularak, çekin önceden doğan borç karşılığında verilip verilmediğinin kesin olarak tespitinden sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ve inceleme sonucu hükümler kurulması,
2)Müştekiler Tekin ve Meltem’in hükümden sonra sanıkların zararı karşıladıklarını ve bu nedenle şikayetten vazgeçtiklerine dair dilekçe sunması; sanık … müdafisinin 01.12.2014 tarihli temyiz dilekçesinde hükümden önce müştekilere banka aracılığı ile ödeme yaparak zararın giderildiğini beyan etmesi ve dilekçe ekinde 10/07/2014 tarihli 2.000 TL’lik ve 09.10.2014 tarihli 3.000 TL’lik banka dekontları ibraz etmesi karşısında; müştekilerin beyanları alınarak zararın giderilip giderilmediği, tamamının ödenip ödenmediği, kısmi ödeme var ise bu ödemeye muvafakatlerinin olup olmadığının sorulması, 5237 sayılı TCK’nin 168. maddesindeki koşullar da değerlendirilmek suretiyle sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı belirlenerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile sanıklar hakkında hükümler kurulması yasaya aykırı,
3)5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamaların Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafisi ve sanık …’nın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 26.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.