Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/26226 E. 2013/270 K. 15.01.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/26226
KARAR NO : 2013/270
KARAR TARİHİ : 15.01.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Mala zarar vermek suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nın 62. maddesinin uygulanması sırasında “2 ay 6 gün” yerine “6 ay 6 gün” şeklinde yazılması yerinde düzeltilmesi olanaklı yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre katılanın temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
B-Hırsızlık ve geceleyin konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 
Ancak; 
1- Konuta hırsızlık yapmak amacıyla girildiğini fark eden müştekinin durumu tanık …’e haber verdiği, tanığın konutun kapısını kontrol etmesi üzerine içeride bulunan suça sürüklenen çocuğun lambayı söndürüp girdiği pencereden dışarı bir şey çalamadan çıktığı anda tanık tarafından olay mahallinde bulunduğu sırada yakalandığının anlaşılması karşısında; suçun icra hareketlerini bitirme imkanı varken pişmanlık duyarak kendiliğinden icra hareketlerine son vermesi durumunda uygulanabilecek olan 5237 sayılı TCK’nın 36. maddesinin koşulları bulunmadığı halde yanılgılı değerlendirme sonucu cezaya hükmolunmaması,
2- Suç tarihinde 18 yaşından küçük ve sabıkasız olan suça sürüklenen çocuk hakkında geceleyin konut dokunulmazlığını bozma suçundan belirlenen cezanın iki yıldan az hapis cezası olması karşısında; suç tarihinde yürürlükte bulunan 5395 Sayılı Çocuk Koruma Yasasının 23 ve hükümden önce 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa’nın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmemesi,
3- Kabule göre de;
a- Cezayı ortadan kaldıran şahsa bağlı sebeplerden olan 5237 sayılı TCK’nın 36. maddesi delaletiyle aynı Yasanın 142/1-b maddesi gereğince hırsızlık suçundan 5271 sayılı CMK’nın 223/4-b maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken; 142/1-b, 143, 35 maddeleri ile hüküm kurulduktan sonra “5237 sayılı TCK’nın 36. maddesi uyarınca sanık suçun icra hareketlerinden gönüllü olarak vazgeçmiş bulunduğundan, hırsızlık suçuna teşebbüs suçundan ceza verilmekten vazgeçilmesine,” denilmek suretiyle hükmün karıştırılması,
b- 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinin uygulanması sırasında madde numarasının yazılmaması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 232/6 maddesine aykırı davranılması,
c- Suç tarihinde 15-18 yaş grubuna dahil olan suça sürüklenen çocuğun cezasından 5237 sayılı TCK’nın 31/3 maddesi gereğince indirim yapılmaması,
d-Suça sürüklenen çocuğun yargılama sürecindeki davranışları olumlu değerlendirilerek konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK’nın 62. maddesi ile cezada indirim yapılmasına karşın hırsızlık suçundan anılan madde ile uygulama yapılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, katılanın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen isteme uygun kısmen de isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 15.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.