YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1676
KARAR NO : 2013/13492
KARAR TARİHİ : 08.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıklar hakkında mala zarar verme suçu bakımından dava zamanaşımı süresi içerisinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiştir.
Gerekçede her iki sanığın aynı günde başka araçlardan aynı şekilde teyp çaldıkları, başka mahkemelerde tutuklu olarak yargılandıkları ve ileriye dönük yaşamlarında suç işlemeyecekleri konusunda mahkemeye olumlu izlenim doğmadığı belirtilerek, sanık … hakkında koşulları bulunmadığından CMK’nın 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi karşısında tebliğnamedeki (2) nolu bozma düşüncesi benimsenmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanık …’ın ilk beyanlarında aracı anahtar uydurmak suretiyle açtığını kabul etmesi ve yakalandığında üzerinde aynı marka araca ait 3 adet oto anahtarı bulunması karşısında sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suçun nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Müştekinin 06.04.2009 tarihinde zararının karşılandığına dair dilekçe vermesi ve mahkemede zararının her iki sanığın yakınları tarafından geriye dönük olarak ödendiğini beyan etmesi karşısında, müştekinin zararın giderildiği tarih tam olarak tespit edilerek sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
3-Kabule göre de; TCK’nın 62/4. maddesinin uygulanması sırasında hesap hatası sonucu 1 yıl 11 ay 10 gün yerine 2 yıl hapis cezasına hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, sanıklar hakkında aleyhe temyiz bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 08.05.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.