Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/2432 E. 2021/5081 K. 21.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2432
KARAR NO : 2021/5081
KARAR TARİHİ : 21.09.2021

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki … 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat davasında verilen davanın kabulüne dair 16/05/2017 tarih ve 2016/267 Esas, 2017/437 Karar sayılı karara karşı davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen … Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 22/11/2018 tarih ve 2017/2041 Esas, 2018/1817 Karar sayılı hükmüne karşı davalı vekilinin temyiz başvurusu üzerine … Bölge Adliyesi Mahkemesi kararının kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına dair verilen 16/06/2020 tarihli Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2019/1312 Esas, 2020/3511 Karar sayılı bozma ilamı neticesinde, ilk derece mahkemesince bozma ilamına uyulmasına karar verilerek; davanın kabulüne dair verilen 17/11/2020 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
-K A R A R-

Hükmüne uyulan Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 16/06/2020 tarih ve 2019/1312 Esas, 2020/3511 Karar sayılı bozma ilamında özetle; davalı … tarafından yapılan ödemenin yetersiz olması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak davalı … şirketinin davadan önce yaptığı ödemeye konu dosyada mevcut “Sulh ve İbra Protokolü” başlıklı tarihsiz belgede ” … taraflar, ileride sorumluluk, kusur, maluliyet oranı gibi hesaba etki edecek unsurlarda bir değişiklik olması ve/veya ihtilaf doğması halinde öncelikle bir diğerine talebi tevsik edecek tüm belgelerle birlikte yazılı olarak başvuru yapmayı, doğrudan dava açılması yoluna giden tarafın faiz, yargılama gideri, dava vekalet ücreti talep etmeyeceğini peşinen kabul ederler.” şeklinde beyanlar bulunduğundan mahkemece, açılan davanın ferileri yönünden anılan sulh ve ibra protokolü belgesinin tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyulduktan sonra yapılan yargılama sonucunda; taraflar arasında imzalanan “Sulh ve İbra Protokolü” başlıklı belge uyarınca davaya konu kaza ile ilgili yeni bir ihtilaf doğduğunda, dava yoluna gidilmeden önce mutlaka talepte bulunanın diğer tarafa başvurmasının gerektiği, somut olayda ise davacı tarafından sigortaya başvuru yapılmadan doğrudan mevcut davanın açıldığı, anılan protokol gereği davalının faiz, yargılama gideri ve vekâlet ücretinden sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 4,90 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 21/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.