Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/13044 E. 2012/15773 K. 05.07.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/13044
KARAR NO : 2012/15773
KARAR TARİHİ : 05.07.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Hükümlü … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde:
Hükümlü … hakkında kurulan 23.09.2003 tarihli ilk hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 günlü, 2007/125-186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlü hakkındaki temyiz edilmeksizin kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez.
Hükümlü hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanık olan …’a ilişkin ilk hükmün, … tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay 10. Ceza Dairesi’nin Yeni Yasa hükümleri uyarınca değerlendirme yapılması için bozma kararı ve bozmadan hükümlü …’un da yararlandırılmasına dair kararı üzerine, hakkında hüküm kesinleşmiş olan …’un uyarlama yargılamasının ayrı olarak ele alınması gerekirken tekrar yargılama sürecine dahil edilerek, 2. hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm, hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.
Bu nedenlerle, … hakkında yeniden kurulan 2. hükme yönelik, hükümlü müdafiinin konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE, 5252 sayılı Kanun’un 9/3. maddesine göre, gereğinin taktiri yönünden, mahkemesine gönderilmesi için dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
II-Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelemesine gelince:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
1-5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün maddelerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilmeyip, 5237 sayılı yasaya göre verilmesi gereken ceza belirlenmeden denetime olanak vermeyecek şekilde hüküm kurulması,
2-Hükümlü …’un yakalandıktan sonra sanık … ile birlikte çaldıkları eşyaları sanık İmdat Arkın’a sattıklarını söylediği, hırsızlık malı satın almak suçundan hükümlü İmdat’ın da hasarlı olan suça konu eşyayı teslim ederek iadeyi sağladığının anlaşılması karşısında; müştekiye kısmi iade nedeniyle rızasının bulunup bulunmadığı sorularak sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/1-4. maddesinin uygulama koşullarının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Sanığın, eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1, 522 (hafif), 81/1-3. maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, 143, (koşulları varsa 168/1-4), 53; 116/2-4, 53; 151/1, 53. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında; konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçları açısından 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma hükümleri de değerlendirilerek, uygulamaya göre sanık yararına olan Yasanın belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … Kızıtaş müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 05.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.