YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4711
KARAR NO : 2021/6685
KARAR TARİHİ : 12.10.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tahkim davası hakkında Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından başvurunun ksımen kabulü kararına davacı vekili ve davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetinin itirazın kısmen kabulüne dair verilen kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü;
-K A R A R-
Davacı vekili; 09/01/2018 tarihinde davalının sigortacısı olduğu aracın karıştığı kaza sonucu davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik toplam 5.100 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talep miktarını 286.834,08 TL olarak artırmıştır.
Davalı vekili, talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, davacının talebinin kısmen kabulü ile 5000 TL’nin 23/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı davacı vekili ve davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine davalı vekilinin itirazın reddine, davacı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile kararın kaldırılarak, talebin kısmen kabulü ile 286.834,08 TL’nin 23/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; İtiraz Hakem Heyeti kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazası nedeni ile cismani zarara dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi olan 09/01/2018 tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda, uyuşmazlık hakem heyetince Mersin Üniversitesi Engelli Sağlık Kurulu raporunda %48 olarak belirlenen maluliyet oranı hükme esas alınmıştır. Ancak raporda maluliyetin tespitinde dayanak yönetmelik belirtilmemiştir.
Maluliyet oranının tespiti açısından kaza tarihi itibari ile yürürlükteki Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde usulüne uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olacak şekilde davacının maluliyet derecesi ve oranının belirlenmesi amacıyla, önceki raporun da irdelendiği yeni bir rapor alınıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Somut olayda hakem heyetince alınan, 05/08/2019 tarihli kusur raporuna göre, davacı yayanın kusursuz, davalı nezdinde sigortalı araç sürücüsünün ise %100 oranında kusurlu olduğu belirlenmiş, hakem heyetince de bu rapor doğrultusunda karar verilmiştir.
Aynı kazada yaralanan ve davacı ile birlikte yaya konumundaki … …’ün STK 2019. E-35340 sayılı dosya nezdinde hakem heyetine yaptığı başvuruda düzenlenen 19/07/2019 tarihli kusur raporunda ise yaya … …’ün %75 oranında, davalı nezdinde sigortalı araç sürücüsünün ise %25 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir.
Bu hali ile aynı kazaya ilişkin düzenlenen bilirkişi raporları arasında açık çelişki mevcuttur. O halde hakem heyetince İTÜ veya Karayolları Fen Heyeti gibi kuruluşlardan oluşturulacak heyetten raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek mahiyette, uzlaştırıcı, denetime açık, ayrıntılı ve kusur oranlarının belirtildiği rapor aldırılarak sonucuna göre karar vermek gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
3-Kabule göre de; sigortacılık yasası 30/17 maddesi ile 19.01.2016 tarihli ve 29598 Resmi Gazetede yayımlanarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16 ncı maddesinin 13 üncü fıkrasına “(13)(Ek:RG-19/1/2016-29598)tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.” hükmü eklenmiştir. Heyetçe verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16.13 maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 13. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 12/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.