YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/25084
KARAR NO : 2013/28923
KARAR TARİHİ : 21.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık … hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 116/1-4. maddesi ile uygulama yapılırken, aynı Kanunun 119/1-c maddesi ile uygulama yapılmaması ve yine tekerrüre esas eski hükümlülüğü bulunduğu ve koşulları oluştuğu halde 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.01.2013 tarih ve 2012/1142 esas 2013/ 17 karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, TCK’nın 119. maddesi kapsamında kalan nitelikli konut dokunulmazlığının ihlali suçu, CMK’nın 253/1. fıkrası “b” bendi 3. nolu alt bendi kapsamı dışında bulunduğundan, tebliğnamedeki konut dokunulmazlığının ihlali suçu yönünden 5271 sayılı CMK’nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 253 ve 254. maddelerinde öngörülen usullere uygun uzlaşma teklifi yapılmadan karar verildiğine ilişkin bozma isteyen (3 nolu) düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık …’ın temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA,
II-Sanık … hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından; sanık … hakkında ise hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.01.2013 tarih ve 2012/1142 esas 2013/ 17 karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, TCK’nın 119. maddesi kapsamında kalan nitelikli konut dokunulmazlığının ihlali suçu, CMK’nın 253/1. fıkrası “b” bendi 3. nolu alt bendi kapsamı dışında bulunduğundan, tebliğnamedeki sanık … hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçu yönünden 5271 sayılı CMK’nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 253 ve 254. maddelerinde öngörülen usullere uygun uzlaşma teklifi yapılmadan karar verildiğine ilişkin bozma isteyen (3 nolu) düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanık …’a iddianame okunmadan, okunmuş ise bu husus tutanağa geçirilmeden sorgusunun yapılması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 191/3-b maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
2- Sanıklar … ve …’ın suç tarihinde geceleyin saat 03:00 sıraları mağdur …’nın evine zorlayarak açtıkları çocuk odası penceresinden girerek, misafir olarak bulunan müşteki … …’nın cep telefonu, kol saati ve … plaka sayılı aracının kontak anahtarını çaldıktan sonra haksız ele geçirdikleri anahtar ile park halinde bulunan aracı da çalarak gerçekleştirdikleri hırsızlık eylemin TCK’nın 142/2-d, 143. maddelerine uyan tek suçu oluşturduğu gözetilmeden, sanıkların eyleminin iki ayrı hırsızlık suçunu oluşturduğu kabul edilerek yazılı şekilde uygulama yapılması,
3- Sanık … hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan 5237 sayılı TCK’nın 116/1-4. maddesi ile uygulama yapılırken, aynı Kanunun 119/1-c maddesi ile uygulama yapılmaması,
4-Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde TCK’nın 143/1. maddesi ile uygulama yapılırken denetime olanak sağlayacak şekilde herhangi bir oran seçilmeksizin artırılan miktarın belirtilmesi suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca konut dokunulmazlığının ihlali suçundan sanık … hakkında ceza süresi yönünden kazanılmış hakkın korunmasına, 21.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.