Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/23985 E. 2012/25800 K. 03.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23985
KARAR NO : 2012/25800
KARAR TARİHİ : 03.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLÜ : …
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

A-Hükümlü … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde,
Hükümlü … hakkında kurulan 15.12.2005 gün ve 2004/280 Esas 2005/841 Karar sayılı önceki hükmün temyiz edilmeksizin kesinleşmesinden sonra aynı dosyada sanık olan …’a ilişkin ilk hükmün adı geçen sanık müdafii tarafından temyizi üzerine hakkında hüküm kesinleşmiş olan …’nın tekrar yargılamaya dahil edilerek 2. hükmün kurulduğunun ve bu 2. hükmün hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğunun anlaşılması karşısında; hükümlü hakkında yeniden kurulan 2. hükme yönelik, hükümlü müdafiinin konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE, dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
B-Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince,
Sanığın önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa’nın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-765 sayılı TCK’dan farklı olarak 5237 sayılı TCK’nın 168/4. maddesinde kısmi iade müessesinin düzenlenmiş olması karşısında, sanığın suça konu eşyalardan katılana ait mermilerin yerini gösterip kovuşturma başlamadan kısmi iadeyi sağladığının anlaşılması karşısında, katılanın kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükmünün uygulanmasına rıza gösterip göstermediğinin tespit edildikten ve 765 sayılı TCK’nın 522. maddesinin
uygulanabilirliğinin değerlendirilmesi bakımından suç konusu eşyaların değer tespiti yapıldıktan sonra; sanığın eyleminin 765 sayılı TCK’ya göre 493/1. maddesine uyduğu, 5237 sayılı TCK’ya göre ise, 142/1-b maddesine uyan hırsızlık suçunun yanı sıra yakınma bulunduğu için aynı yasanın 116/1. maddesine uyan konut dokunulmazlığını bozma ve 151/1. maddesine uyan mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu gözetilerek, konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçları yönünden usulüne uygun şekilde uzlaşma olanağı sağlandıktan sonra 5252 sayılı Yasa’nın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, her iki yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak, lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması,
2-Gerekçeli karar başlığında suç yerinin gösterilmemesi suretiyle 5271 Sayılı CMK’nın 232/2-c maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’un 326/son. maddesi gereğince sanığın ceza süresi yönünden kazanılmış hakkının gözetilmesine, 03.12.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.