Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2012/6043 E. 2012/14272 K. 20.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/6043
KARAR NO : 2012/14272
KARAR TARİHİ : 20.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Hırsızlık

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yasa yoluna başvuru konusunda, kararda temyiz yoluna başvuru harcının yatırılması gerektiğine dair bir açıklama bulunmaması, süresinde yapılan temyiz istemi sonrası mahkemenin temyiz yoluna başvuru harcının 7 gün içerisinde yatırılması gerektiğini ihtar eden yazısının sanığa 03.01.2012 tarihinde tebliğ edilmesi ve sanığın da anılan harcı 05.01.2012 tarihinde mahkeme veznesine yatırması karşısında, mahkemenin 04.01.2012 ve 01.02.2012 tarihli temyiz talebinin reddine ilişkin kararları kaldırılarak, 13.12.2011 tarihli hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
1- Sanığın savunmasında kimliğini kaybettiğini ve adına kayıtlı görünen 0543 642 74 47 nolu hattı kullanmadığını beyanla atılı suçu kabul etmemesi ve 10.07.2009 tarihli tutanağa göre de, anılan numara arandığında Sedat Taş isimli Şanlıurfa ilinde ikamet eden bir kişinin telefonu açarak hattı 6 ay önce aldığını ve sanığı tanımadığını söylediğinin tespit edilmesi karşısında, öncelikle anılan hattın abonelik sözleşmesinin aslı dosyaya getirilerek, sözleşmedeki imzanın kime ait olduğunun tespit edilmesi, tutanakta geçen Sedat Taş isimli şahsın da esaslı bir şekilde araştırılarak olayla ilgili olarak bilgilerinin sorulması ve kanıtların bir bütün halinde değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdiri gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2-Hırsızlık suçunun alışveriş merkezi içindeki bir işyerinde gerçekleştirildiği anlaşılmakla, eylemin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b. maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden, suçun nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Sanığın adli sicil kaydında, hükmün açıklamasının geri bırakılmasına dair verilen kararlar dışında tekerrüre esas alınabilecek bir hükümlülüğü olmadığı halde, sanık hakkında TCK’nun 58. maddesi ile uygulama yapılması,
4- CMK’nın 223/1. maddesine göre hükmün açıklamasının geri bırakılmasına dair verilen kararların bir mahkumiyet hükmü olmaması ve sanığın suç tarihinden önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyeti bulunmaması karşısında sanık hakkında CMK’nın 231/6-a bendinde belirtilen şart yerine gelmediğinden ve sanığın sabıkalı olduğundan bahisle yeterli olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
5- Hak yoksunluklarının seçimlik olmaması nedeniyle 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasındaki a, b, c ve e bentlerinin de uygulanması gerektiği gözetilmeyerek, sadece 53/1-d bendinde belirtilen haktan sanığın ceza müddetince yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması,
6- Gerekçeli karar başlığında olayın müştekisi olmayan ve olayla ilgisi bulunmayan … isimli kişinin müşteki olarak gösterilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle kısmen istem gibi BOZULMASINA, hapis cezası infaz edilmekte olan sanığın infazının durdurulmasına, başka suçtan tutuklu yada hükümlü değilse derhal salıverilmesi için … Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, sanık hakkında aleyhe temyiz bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 20.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.