Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2012/17567 E. 2012/22530 K. 01.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17567
KARAR NO : 2012/22530
KARAR TARİHİ : 01.11.2012

Suç eşyasını kabul etmek suçundan sanık …’ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 165/1, 52/2. maddeleri gereğince 6 ay hapis ve 2.000.00 Türk Lirası adli para cezaları ise cezalandırılmasına, hapis cezasının aynı Kanun’un 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine dair, … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/12/2009 tarihli ve 2007/386 esas, 2009/1716 sayılı kararın Adalet Bakanlığının 08/06/2012 tarih ve 2012/10130/34370 sayılı kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27/06/2012 tarih ve 2012/168013 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi.
MEZKUR İHBARNAMEDE
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ” Zaman bakımından uygulama” başlıklı 7. maddesinin 2. fıkrasında “suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesinde yer alan, ” Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” hükmü karşısında, suç tarihinin 30/01/2005 olduğu nazara alınmak ve 765 sayılı Türk Ceza Kanunu ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun karşılaştırılması suretiyle sanığın lehine olan kanunun tespit edilerek uygulanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
Koşulların varlığı halinde, diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce ve re’sen mahkemece değerlendirilerek, uygulanması yönünde kanaate ulaşıldığı takdirde, öncelikle uygulanması gereken hükmün açıklanmasının geri bırakılması, koşula bağlı bir düşme nedeni oluşturması nedeniyle cezanın ertelenmesinden daha lehe olmakla, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan. 5728 sayılı Yasa’nın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılmamasında isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşılmış olmakla,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
İddianamedeki nitelendirmeye, sevk maddesine, uygulamaya ve kanun yararına bozma isteminin içeriği ile Yargıtay Kanununun 14. maddesine ve Başkanlar Kurulunun kararına göre işin incelenmesi Yüksek 2. Ceza Dairesine ait olduğundan Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın ilgili Daireye gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.