Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2012/13849 E. 2012/22726 K. 01.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/13849
KARAR NO : 2012/22726
KARAR TARİHİ : 01.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLÜ : …
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Hırsızlık suçundan hükümlü …’in, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 493/1, 522. maddeleri gereğince 9 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, … 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.02.2001 tarihli ve 2000/799 esas, 2001/182 sayılı kararının infazı sırasında, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, hükümlünün 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-d, 143. maddeleri uyarınca yapılan uyarlama sonucunda önceki hükmün aynen infazına ilişkin, aynı Mahkemenin 24/06/2005 tarihli ve 2005/205 değişik iş sayılı kararına karşı karşı o yer Cumhuriyet Savcısı’nın 30.06.2005 tarihli itirazı üzerine itirazının reddine ilişkin … 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 08.07.2005 tarihli ve 2005/374 müteferrik sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 10.06.2008 tarih ve 2008/32917 sayılı Kanun Yararına Bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.06.2008 tarih ve 2008/131073 sayılı tebliğnamesi ile dairemize gönderilen dosya hakkında Dairemizin 2011/4880 esas 2011/4527 karar sayılı kararı ile hükümlünün … 11. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 24.06.2005 tarihli ve 2005/205 değişik iş sayılı uyarlama kararının hüküm niteliğinde olup, temyizi olanaklı olduğu halde Cumhuriyet Savcısı’nın anılan karara yönelik itirazının reddine ilişkin … 3.Ağır Ceza Mahkemesince verilen 08.07.2005 gün ve 2005/374 Müteferrik sayılı kararı, yasal dayanaktan yoksun ve yok hükmünde olup, yerel Mahkemenin verdiği karar bu nedenle henüz kesinleşmediğinden, kanun yararına bozma isteminin reddi ile Cumhuriyet Savcısının süresi içindeki istemi nedeniyle … 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.06.2005 gün ve 2005/205 değişik iş sayılı uyarlama kararının temyizen incelenmesi için dosyanın tebliğname düzenlendikten sonra Dairemize gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına iadesine dair kararı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca ek tebliğname düzenlenmiş olmakla yapılan incelemede:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi ile bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının kullanılması ve önceki yasaya göre suçların yasal öğelerinde yapılan değişikliklerin tartışılması için duruşma açılmasının zorunlu bulunduğu gözetilmeden dosya üzerinde hüküm kurulması,
2-Hükümlünün müştekinin işyerinin muhkem kapı kilidini zorlayarak açmak suretiyle eylemini gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesi yerine aynı Yasanın 142/2-d maddesiyle hüküm kurulması,
3-Müştekinin saat 15.30’da hırsızlığın gerçekleştiğini öğrendiği, hükümlünün ve arkadaşı …’ın ifadelerinde eylemin saat 05:30’a kadar sürdüğünü beyan ettikleri, Kandilli Rasathanesi verilerine göre güneşin 06:06’da doğduğu, 5237 sayılı TCK’nın 6/1-e maddesine göre de saat 05:06’da gecenin sona erdiğinin anlaşılması karşısında; şüpheden sanık yaralanır ilkesi gözetilmeden lehe yasa değerlendirmesinde 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesi ile uygulama yapılması,
4-Hükümlünün eylemi birlikte gerçekleştirdiği arkadaşı … ile birlikte yakalandıktan sonra çaldığı eşyaların kısmi iadesini sağladıklarının anlaşılması karşısında; müştekiye kısmi iade nedeniyle rızasının bulunup bulunmadığı sorularak sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/1-4. maddesinin uygulama koşullarının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
5-Hükümlünün, eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1-son, 522. maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, (uygulama olanağı varsa 168/1-4), 53/1; 116/2, 119/1-c, 53/1; 151/1,53 maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında; işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından dolayı 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma hükümleri değerlendirilerek, lehe yasa hükümlerinin belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısı’nın temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlü yararına uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 11.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.