Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/16068 E. 2012/22372 K. 31.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/16068
KARAR NO : 2012/22372
KARAR TARİHİ : 31.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanıklar … ve … haklarında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
2-Suçun iştirak halinde işlenmesi dolayısıyla sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerine ayrı ayrı hükmedilmesi gerekirken, müteselsilen tahsiline hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölümler çıkarılarak, yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanıkların mahkum oldukları hapis cezalarının infazları tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihlerine kadar yoksun bırakılmalarına’’ cümlesinin eklenmesi ve yargılama giderinin müteselsilen tahsiline ilişkin bölüm çıkarılıp yerine ‘‘Sarfına sebebiyet verdikleri 37,55’er TL yargılama giderinin sanıklar … ve …’ten ayrı ayrı tahsili ile hazineye irat kaydına,’’ ibaresinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık … hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Suç tarihi itibariyle 15-18 yaş grubunda bulunan sanığa atılı hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre; 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 66/2. maddelerinde öngörülen 5 yıl 4 aylık zamanaşımının karar tarihi olan 13.03.2007 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
III-Sanık … hakkında kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Temyize gelmeyen sanıklar … ve … ile şikayetçinin ifadelerinde sanığın suça konu bir kısım kontör kartının paraya çevrilmesinde rol oynadığına dair herhangi bir iddia bulunmadığı da gözetildiğinde, arama tutanakları içerikleri ile şikayetçinin 02.07.2006 tarihli ek kolluk ifadesi ve 31.10.2006 tarihli oturumdaki açık anlatımlarına göre, sanığın diğer sanıklarla birlikte kaldığı evde yapılan aramalarda şikayetçinin işyerinden hırsızlanan eşyalardan herhangi birinin ele geçmediğinin tereddütsüz olması karşısında, sanığın hükümlülüğüne yeterli, hukuka uygun, kuşkudan uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı kanıt bulunmadığı gözetilmeden, suça konu eşyanın sanıkların birlikte kaldıkları evde ele geçtiği şeklindeki esasen mevcut olmayan bir delile dayanılarak sanığın beraati yerine yazılı şekilde hükümlülüğüne karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 31.10.2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.