YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/4463
KARAR NO : 2021/22030
KARAR TARİHİ : 01.12.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Sanık … ve sanık … haklarında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet Savcısı’nın temyiz talebinin incelenmesinde;
5271 sayılı CMK.nın 231/12. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar itiraza tabi olup temyiz yasa yoluna başvurulması olanaklı bulunmadığından, Cumhuriyet Savcısı’nın temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 317.maddesi gereğince REDDİNE, mercide yanılma nedeniyle CMK. nun 264. maddesi gözetilerek Cumhuriyet Savcısı’nın isteminin itiraz olarak kabulüyle gereğinin mahallinde yerine getirilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2- Sanık …, sanık … ve sanık … haklarında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet Savcısı’nın, sanıklar müdafiinin ve sanık … ‘nın temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık … ‘nın adli sicil kaydında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde, atılı suçu işlediğinin anlaşılması karşısında, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması için ihbarda bulunulmasına karar verilmemesi hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Sanıkların üzerine atılı suçu birden fazla kişi ile birlikte işlemeleri karşısında, haklarında 5237 sayılı TCK’nın 109/3-b. maddesinin uygulanmaması ve sanık … hakkında tekerrüre esas alınan ilamda TCK.nın 58. maddesinin uygulanmış olması nedeniyle, sanığın ikinci kez mükerrir olduğunun gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedenleri yapılmamıştır.
a-) Sanıklar …, …, … ve temyiz dışı sanık …’nın farklı illerde bohçacılık yaptıkları, suç yeri olan Suruç ilçesine gelmeden önce de Kırıkkale, Tarsus, Gaziantep, Birecik ilçelerinde bulundukları ve adli sicil kayıtlarında farklı suçlardan ilamların olduğu, olay tarihinde ise diğer sanık …’ın aracına binerek, evleri önünde oyun oynayan 4 ve 6 yaşlarındaki amca çocukları olan mağdurların yanında aracı durdurup, çocukları araca aldıkları, tesadüfen sanıkların aracının arkasında kendi aracıyla seyir halinde olan mağdurların akrabası tanık … olanları görüp sanıkların yanına giderek müdahalede bulunduğu, çevreden kalabalık grubun toplanarak polis ekibinin olay yerine geldiği tüm dosya kapsamından anlaşılmakla; sanıkların yaşı küçük mağdurları kucaklarına alıp araç içine koyarak götürmeye çalışma eylemlerinin TCK.nın 109/2. maddesinde düzenlenen cebir-zor kullanma unsurunu oluşturduğu ve sanıklar hakkında temel cezanın TCK.nın 109/2. maddesi üzerinden tayin edilerek, her bir mağdurun hürriyetinden yoksun kılınmasında birbirinden bağımsız fiilleri nedeniyle, mağdur sayısınca hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde tek hüküm uygulanarak eksik ceza tayini,
b-) Kabul ve uygulamaya göre de;
Sanıklar hakkında teşebbüs hükmü uygulaması sırasında dayanak kanun ve maddesinin “TCK.nın 35/2.” olarak belirtilmemesi suretiyle CMK.nın 232/6.maddesine aykırı davranılması,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet Savcısı’nın, sanıklar müdafinin ve sanık … ‘nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. ve 326/son. maddeleri gereğince BOZULMASINA, 01.12.021 gününde oybirliğiyle karar verildi.