Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/35331 E. 2013/27142 K. 02.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/35331
KARAR NO : 2013/27142
KARAR TARİHİ : 02.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık, resmi belgede sahtecilik, suç eşyasını kabul etme
HÜKÜM : Sanıklar … ve … hakkında evrakta sahtecilik suçundan beraat, hırsızlık suçundan mahkumiyet, sanık … hakkında hırsızlık suçundan sanıklar …, …, … … ve …… hakkında hırsızlık malı almak suçundan mahkumiyet, sanık … … hakkında beraat, sanıklar … ve … hakkında hırsızlık malı almak suçundan mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Sanıklar … ve … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Katılanların sanıklara atılı suç bakımından doğrudan zarar görmedikleri ve bu nedenle hükmü temyiz hakkı olmadıkları anlaşılmakla, katılanlar vekilinin temyiz talebinin CMUK’un 317. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE,
B- Sanıklar ……, … ve … hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, katılanlar vekili ile sanıklar … ve … müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
C-Sanıklar …, … ve … hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık … hakkında sonuç ceza belirlenirken hesap hatası yapılarak 2 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası yerine 2 yıl 1 ay 13 gün hapis cezası verilmesi suretiyle sanığa neticeten eksik ceza tayinine neden olunması,
2-Sanıklar … ve … hakkında sonuç ceza belirlenirken hesap hatası yapılarak 3 yıl 15 ay hapis cezası yerine 4 yıl 2 ay 27 gün hapis cezası verilmesi suretiyle sanıklara neticeten fazla ceza tayinine neden olunması,
3-03.02.2012 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6273 Sayılı Çek Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 5941 Sayılı Çek Kanunu’nda değişiklik yapılmış ve mülga 3167 Sayılı Kanunun 16/1. maddesinde düzenlenen karşılıksız çek düzenleme fiilinin yaptırımı olarak idari para cezası öngörülmüş olduğundan, bu hükmün tekerrüre esas olamayacağı gözetilmeksizin sanık … hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması,
Bozmayı gerektirmiş, katılanlar vekili, sanık … müdafii ve sanıklar … ve …’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından sanık … hakkında “TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına” ilişkin bölümün çıkarılması ile sanıklar … ve … hakkında TCK’nın 142/1-c, 143, 43/1-2 ve 62. maddelerine göre neticeten verilen 4 yıl 2 ay 27 günlük hapis cezasının 3 yıl 15 ay hapis cezası ve sanık … hakkında TCK’nın 142/1-c, 143, 43/1-2, 39/1 ve 62. maddelerine göre neticeten verilen 2 yıl 1 ay 13 günlük hapis cezasının 2 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
D-Sanıklar …, ……, … ve … hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; atılı suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık … hakkında iddianame ile suç delillerini gizleme ve suç eşyasını kabul etme suçlarından dava açıldığı, bununla birlikte suça konu parayı kabul edip sanıklar … ile … adına işleten ve kendi yararına harcayan sanığın eyleminin bir bütün halinde suç eşyasını kabul etme suçunu oluşturduğu ve sanığın hırsızlık suçuna iştirak ettiğine dair hükümlülüğüne yeterli hukuka uygun, kuşkudan uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı kanıt bulunmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında sadece suç eşyasını kabul etme suçundan mahkumiyet verilmesi gerekirken, suç delillerini gizleme suçu bakımından sanığın aynı zamanda atılı hırsızlık suçunun da sanığı olduğundan bahisle ceza tertibine yer olmadığına kararı verilip sanığa aynı eylem nedeniyle suç eşyasını kabul etmek suçundan mahkumiyet kararı verilmesi suretiyle hükmün karıştırılması,
2-Olayda sanıklar ……, … ve …’ın suça konu altınları gömerek hırsızlık suçunun delillerini gizledikleri ve bu şekilde gerçeğin meydana çıkarılmasını engellemek amacıyla hareket ettikleri anlaşılmakla, sanıkların eylemlerinin TCK’nın 281/1-3. maddelerine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden, suçun nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
3-18 yaşından küçük olan sanıklar … ve … hakkında hükmedilen para cezasının ödenmemesi halinde, hapse çevrilemeyeceği gözetilmeyerek 5275 sayılı Yasanın 106/4. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, katılanlar vekili, sanıklar …, … ile … müdafileri ve sanık … …’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 02.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.