Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/4512 E. 2021/6975 K. 18.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4512
KARAR NO : 2021/6975
KARAR TARİHİ : 18.10.2021

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tahkim davası hakkında Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 04/12/2019 tarih 2019/İHK-18510 sayılı kararın , süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R –

Davacı vekili; davalı … nezdinde … poliçesi ile sigortalı bulunan davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu aracın,25/08/2018 tarihinde karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucunda, müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını, maluliyeti nedeniyle tazminat ödenmesi talebiyle yapmış oldukları başvurunun sonuçsuz kaldığını , beyanla fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 50.000,00 TL sürekli işgöremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş,bilirkişi raporu doğrultusunda talebini yükseltmiştir.
Davalı vekili; başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, iddia, savunma, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre;başvurunun kabulü ile,354.001,90 TL’lik sürekli iş göremezlik tazminatının 24/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte … Sigorta AŞ’den tahsili ile başvurana ödenmesine, karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekilince İtiraz Hakem Heyeti nezdinde itiraz etmiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetince, Genel Şartlarda belirtilen belgelerle sigorta şirketine başvurulması gerektiği,davacı tarafından sunulan ve Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan 23/05/2019 tarihli maluliyet raporunun Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmeliğe göre alındığı, rapor tarihinde yürürlükte olan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun rapor ile başvuru yapılmadığı,ayrıca kişinin maluliyet oranını oluşturan travma sonrası stres bozukluğu şeklindeki arızanın tedavisinin devam ettiği,maluliyetin %30’unu oluşturan bu arızanın iyileşme süreci tamamlanmadan sürekli araz olarak değerlendirilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılarak,HMK 115/2 uyarınca başvurunun usulden reddine,konusuz kalan diğer itirazlar hakkında hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiş, itiraz hakem heyeti kararı davacı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut uyuşmazlıkta kaza tarihinin 25/08/2018 tarihi olmasına göre düzenlenecek raporun Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki yönetmeliğe uygun olması gerekir. Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki yönetmeliğin yürürlük tarihi ise 20/02/2019 tarihidir.
Bu durumda davacı vekilinin tahkim yoluna başvuru dilekçesi ekinde sunduğu ve Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan 23/05/2019 tarihli İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen raporun Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş olduğu görüldüğünden, İtiraz Hakem Heyetince, davalı vekilinin bu yöndeki itirazlarının reddine karar verilerek diğer itirazları yönünden esastan incelenerek karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde başvurunun usulden reddine karar verilmesi isabetli olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Kaldı ki; tahkim yargılamasında yapılacak tahkikatte usule aykırı raporların sunulduğunun tespiti halinde Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesinde HMK çerçevesinde tahkim yargılaması yapılacağı belirtildiğinden İtiraz Hakem Heyetince 115/2. maddesindeki “Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.” şeklindeki düzenleme gereğince usule uygun raporların alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Bu nedenle İtiraz Hakem Heyetinin HMK’nın 30.madde hükmü gözetilmeden ve hak arama özgürlüğü, temel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmasını ve bunların korunmasını sağlayan en etkili güvencelerden birisi olan mahkemeye erişim haklarını engeller biçimde düzenlendiği anlaşılan madde değişikliği gerekçe gösterilerek ve de eksik yorumlanarak, HMK 115. maddesi uyarınca usulden red karar verilmesi gerektiği yönündeki gerekçesi de hatalı olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine18/10/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.