Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/18826 E. 2012/22805 K. 01.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18826
KARAR NO : 2012/22805
KARAR TARİHİ : 01.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık hakkında zamanaşımı süresi içinde işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan işlem yapılması olanaklı görülmüştür.
A-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde,
Hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre; 21/07/2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 Sayılı Kanun’un 3-B maddesiyle değişik 1412 Sayılı CMUK’un 305/1. maddesi gereğince hüküm tarihine göre temyizi olanaklı olmadığından sanık … müdafiinin temyiz isteminin 5320 Sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 Sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
B-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 765 Sayılı TCK’nın 80. maddesinde “muhtelif zamanlarda vaki olsa dahi” ibaresi yer almasına karşılık 5237 Sayılı TCK’nın 43/1. maddesinde “değişik zamanlarda” ibaresinin kullanılması karşısında, zincirleme suç hükümlerinin aynı mağdura karşı aynı suçun mutlaka değişik zamanlarda işlendiğinin kabul edildiği hallerde uygulanabileceği, değişik zaman tabirinin dar yorumlanmaması gerektiği, aralarında hukuki ve fiili kesinti olmayan, tek başına değerlendirildiğinde ayrı bir suç olarak kabul edilebilecek fiillerin aynı mağdura karşı aynı zamanda işlenmesi durumunda zincirleme suç olarak değerlendirilemeyeceğinin ve eylemin tek suç olarak kabul edilmesi, ancak bu durumun 5237 Sayılı TCK’nın 61. maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınması gerektiğinin anlaşılması karşısında, şartları oluşmamasına rağmen sanık hakkında 5237 Sayılı TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
2-5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 01.11.2012 tarihinde oy çokluğuyla ile karar verildi.
(Muhalif)
MUHALEFET ŞERHİ :
Sanık 27.09.2006 günü gece 01.30 sıralarında ilk önce Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi kantinine girdiği, bu arada kapı kilidine zarar verdiği, buradan çıkarak daha sonra aynı üniversite kampüsü içinde bulunan İktisadi ve İdari … Fakültesi kantinine girerek 30-40 TL para çaldığı, çok sayıda adli sicil kaydı bulunan sanık 30.09.2006 günü saat 14.30 sıralarında yine aynı üniversite kampüsünde bulunan Cumhuriyet Üniversitesi … ilköğretim okulunda hırsızlık yapmak istediği sırada yakalandığı, bu son olayın yargılamamız dışında olduğu, sanık savunmasında girdiği Tıp Fakültesi kantininden bir şey almadığını savunduğu, yukarıda sözü edilen her iki kantinin işleticisi olan Cumhuriyet Üniversitesi Vakfını temsilen duruşmaya katılan ve şikayetci olarak dinlenen … duruşmada doğruladığı soruşturma aşamasındaki ifadesinde Tıp Fakültesi kantininden çalışana ait bir hırka çalındığını bildirdiği, çelişki giderilmemiş olmakla birlikte aynı şikayetci duruşmada Tıp Fakültesi kantininden bir şey çalınmadığını ifade ettiğinden mahkemece açık bir şekilde olmasa bile zımnen sanığın savunmasına itibar edilerek sadece diğer kantinden para çaldığının kabul edildiği, olay yeri inceleme ve tesbit tutanakları ile olay yeri inceleme raporları birlikte incelendiğinde sözü edilen Tıp Fakültesi kantininin üç katlı bir binanın alt katında, İktisadi ve İdari … Fakültesi kantininin ise dört katlı bir binanın altında olduğu, dolayısıyla her iki kantinin farklı binalarda yer aldığı, ancak dosya içerisinde aralarındaki mesafenin belli olmadığı, sanık savunmasına göre birbirine yakın olduğu, yerel mahkemece de böyle kabul edildiği görülmektedir.
5237 sayılı TCK’nın 43/1 maddesinde bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda aynı suçun birden fazla işlenmesi zincirleme suç olarak kabul edilmiştir. Bu maddenin uygulanabilmesi için
a) Aynı suçun değişik zamanlarda birden fazla işlenmesi
b) İşlenen suçların mağdurunun aynı kişi olması
c) Bu suçların aynı suç işleme kararı altında işlenmesi gerekmektedir. Aynı TCK’nın 43/2. maddesinde de aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda aynı hükmün uygulanacağı belirtilmiştir.
Yerel mahkeme yukarıda açıklanan olayda zincirleme hırsızlık suçunun varlığını kabul ederek aynı TCK’nın 43/1-2 maddesi ile cezada artırım yapmıştır.
Sayın çoğunluk Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi kantininden hırsızlığa kalkışma, İktisadi ve İdari … Fakültesi kantininden hırsızlık yapma suçlarının ayrı ayrı zamanlarda değilde aynı zamanda işlendiğinin kabulü ile somut olayımızda aynı TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanma koşullarının oluşmadığı, olayda tek bir hırsızlık suçunun oluştuğu sonucuna ulaşmıştır.
Sanık ilk önce Tıp Fakültesi kantininin pimapen penceresini tornavida ile esnetip açarak içeriye girdiği, yerel mahkemenin kabulü ile bir şey almadan dışarıya çıktığı, bu hareketlerinin tümüyle hırsızlığa teşebbüs suçunu oluşturduğu, daha sonra ayrı bir binanın alt katında bulunan İktisadi ve İdari … Fakültesinin kantinin penceresini esneterek buraya girdiği ve içeriden 30-40 TL parayı alarak dışarı çıktığı bu hareketlerinin ise nitelikli hırsızlık suçunu oluşturduğu, bu iki suçun peşpeşe işlenmesine rağmen aynı zamanda işlenmediği, yaralama suçunda üst üste yumruk atma tek bir yaralama suçunun parça hareketleri olup hareketler bir bütün olarak tek bir fiil olarak kabul edileceğinden fiilin aynı zamanda işlendiğinin kabulü mümkün olduğu, aynen bunun gibi bir evin içinden ve aynı evin önünde birçok mal alındığında her bir mal alışının bir hareket ve bu hareketler taplamının tek bir fiil olduğu, bu fiil içerisinde yer alan hareketlerin de aynı zaman içerisinde olduğundan söz edilebileceği, somut olayımızda Tıp Fakültesi kantinine girilip hırsızlığa kalkışıldıktan sonra ayrı bir binaya pimapen pencere zorlanıp açılarak içeri girildiği ve ayrı bir kantinden hırsızlık yapıldığı, her iki olay arasında fiili kesinti olup her bir fiilin farklı zamanlarda olduğu, yalnız her iki kantin işleticisinin aynı tüzel kişi oluşu nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 43/1. maddesi kapsamında zincirleme suç olarak değerlendiğirilmesi gerektiği düşüncesindeyim.
Aynı cadde veya sokak içerisinde yan yana bulunan dükkanlara peşpeşe girilip hırsızlık yapıldığı ve dükkan sahiplerinin farklı kişiler olduğunu farzedelim. Çoğunluk görüşüne göre dükkanlar yan yana ve her bir dükkanı soyulması arasında geçen zamanın az oluşu nedeniyle bütün eylemlerin aynı anda gerçekleştiği ve dolayısıyla ortada tek bir fiilin olduğu, ancak tek bir fiile birden fazla kişiye karşı aynı suç işlendiğinden bu kez aynı TCK’nın 43/2. maddesi uyarınca müteselsil hırsızlık suçundan artırımlı ceza verilmesi gerektiği sonucuna varmak gerekir. Bu durum yerleşik uygulamanın ve genel kabul görmüş yasa yorumunun ters yüz edilmesi demektir.
Belirtilen nedenlerle sayın çoğunluğun birinci maddede yer alan bozma nedenine katılmadığımdan 2. maddede yer alan bozma nedeniyle hükmün bozulmasını, fakat bu bozma nedeni yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sonuç olarak hırsızlık suçundan kurulan hükmün düzeltilerek onanması gerektiği düşüncesindeyim. 01.11.2012