YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/10321
KARAR NO : 2013/21085
KARAR TARİHİ : 03.07.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin eksik yazılması, mahallinde giderilmesi olanaklı eksiklik olarak kabul edilmiş; Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 12.04.2010 tarih ve 2010/1416 sayılı iddianamesiyle sanık hakkında mağdurlar … ve …’a yönelik hırsızlık eylemlerinin yanı sıra mağdur …’a yönelik farklı tarihlerde gerçekleştiği iddia edilen iki hırsızlık eylemi dolayısıyla kamu davası açıldığı ve sanığın sevk maddeleri uyarınca -iddianamede anlatımı yapılan eylem sayısı ile uyumlu olarak- dört kez cezalandırılmasının talep edildiğinin anlaşılması karşısında, mahkemenin kabul ve uygulamasında bu yönüyle herhangi bir belirsizlik ya da karışıklık bulunmaması dolayısıyla, tebliğnamede yer alan bozma istemli düşünce benimsenmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Hüküm gerekçesinde ceza tayininde alt sınırdan uzaklaşılmasına karar verildiği belirtildiği halde, hüküm fıkrasında temel cezaların 5237 sayılı TCK’nın 142/2-b maddesi uyarınca alt sınırdan belirlenmesi,
2-21.09.2009 Tarihinde mağdur …’un işyerine gelerek kendisi ile cinsel yakınlık kurduğu sırada pantolon cebinde bulunan 250 TL parasını hırsızlayan sanığın, on gün sonra yine adı geçen mağdurun işyerine gelip cinsel yakınlık kurmak suretiyle bu kez pantolonunun arka cebinde duran ve içerisinde 200 TL parası bulunan cüzdanını hırsızladığı olayda, bir suç işleme kararının icrası kapsamında, birbirine yakın tarihlerde, aynı yöntemi kullanmak suretiyle mağdur …’ın üzerinde bulunan paralarını hırsızlayan sanığın eylemlerinin 5237 sayılı TCK’nın 142/2-b, 43/1, 53. maddelerine uyduğu gözetilmeden, söz konusu eylemlerin iki ayrı suç olarak kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısı ile sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının gözetilmesine, 03.07.2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.