YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9631
KARAR NO : 2021/11128
KARAR TARİHİ : 10.11.2021
MAHKEMESİ : Sinop Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında Sinop Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olup, bu kez davacılar tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
… İli … İlçesinde 3402 sayılı Kanun’a 6495 sayılı Kanun ile eklenen Ek 5. madde uyarınca yapılan orman kadastrosu çalışmaları sırasında, … Köyü … Mahalle mevkiinde kain 131 ada 1 parsel sayılı 15.747,73 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, orman vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.
Asıl ve birleşen dava dosyalarında davacılar …, … ve …, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile adlarına tescili istemiyle ayrı ayrı dava açmışlar ve Mahkemece, davaların birleştirilmesi suretiyle yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne, taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile kabul edilen kısımların alanları düşüldükten sonra 15.620.18,96 m² yüzölçümü ve orman vasfı ile Maliye Hazinesi adına tesciline karar karar verilmiş, hükme karşı asıl ve birleşen davaların davacılar vekili, davalı … vekili, davalı Hazine vekili ve davalı … İdaresi tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi’nin 22.05.2017 tarih ve 2017/311 Esas, 2017/340 Karar sayılı ilamı ile, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak; davalı … aleyhine açılan asıl ve birleşen davaların taraf sıfatı yokluğundan usulden reddine, diğer davalılar aleyhine açılan asıl ve birleşen davaların ise esastan reddi ile dava konusu taşınmazın tespit gibi tesciline, HMK’nin 362/1-a maddesi uyarınca dava değeri dikkate alınarak kesin olarak karar verilmiştir.
Bilahare asıl ve birleşen davaların davacıları vekili, Bölge Adliye Mahkemesince eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek, yargılamanın yenilenmesi suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 14.03.2018 tarihli ve 2018/72 Esas, 2018/311 Karar sayılı kararı ile, yargılamanın yenilenmesi talebinin HMK’nin 362/1-a
maddesi uyarınca dava değeri dikkate alınarak kesin olarak reddine karar verilmiş; hüküm, yargılamanın yenilenmesini talep eden davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 27.04.2018 tarihli ve 2018/72 Esas, 2018/311 Karar sayılı ek kararı ile, dava değerinin temyiz sınırının altında kaldığı gerekçesiyle temyiz isteminin reddine karar verilmiş ve iş bu ek karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İstek, yargılamanın yenilenmesine ilişkin bulunmaktadır.
Anayasa’nın 36. maddesinin 1. fıkrası uyarınca herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Mahkemeye erişim hakkı, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün bir unsurudur. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde de herkesin kişisel hak ve yükümlülükleriyle ilgili her türlü iddiasını mahkeme önüne getirme hakkı güvence altına alınmıştır. Buna göre, mahkeme kararlarına karşı kanun yolu başvurusunda bulunma hakkı, adil yargılanma hakkı kapsamındadır.
28.07.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 22.07.2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanun’un 53.maddesi ile 3402 sayılı Kanun’a eklenen Ek 6. maddesi ile “Kadastro Mahkemesinin veya otuz günlük askı ilan süresinden sonra, kadastro öncesi nedene dayalı olarak açılan davalarda genel mahkemelerin verdiği kararlar ile orman kadastrosuna ilişkin davalarda bu mahkemelerce verilen kararlara karşı, miktar ve değere bakılmaksızın 12.01.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulabilir.” hükmü getirilmiştir. Hükmün gerekçesinde belirtildiği üzere, bu madde ile söz konusu davaların miktar veya değerine göre istinaf veya temyiz yoluna tabi olup olmadığıyla ilgili uygulamada oluşan tereddütlerin giderilmesi amaçlanmıştır.
Yukarıda açıklandığı üzere Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkeme kararlarına karşı kanun yolu başvurusunda bulunma hakkı, hukuk güvenliği ile hukuki belirlilik ilkesi, 28.07.2020 tarihli ve Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 22.07.2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanun’un 53.maddesi ile 3402 sayılı Kanun’a eklenen Ek 6. maddesi karşısında, tereddüte yol açan usul kurallarının hakkaniyete halel getirecek kadar aşırı şekilci olarak uygulanmaması ve adalet duygusunun rencide edilmemesi gerektiği de gözetildiğinde Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 14.03.2018 tarihli ve 2018/72 Esas, 2018/311 kararına karşı temyiz yoluna başvurulabileceği kabul edilmelidir.
Yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri ışığında, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 27.04.2018 tarihli ve 2018/72 Esas, 2018/311 Karar sayılı temyiz isteminin reddine dair verilen ek kararın kaldırılmasına karar verilerek; davacılar vekilinin asıl karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine geçildi.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirmesine göre temyiz itirazları yerinde görülmediğinden, temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nin 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 10.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.