YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2361
KARAR NO : 2021/13843
KARAR TARİHİ : 02.11.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜM : Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin 18/03/2015 tarih ve 2014/270 Esas – 2015/90 Karar sayılı;
Sanık …’nin …’ı kasten öldürme suçundan 5237 sayılı TCK’nin 25/1 ve 5271 sayılı CMK’nin 223/2-d maddesi uyarınca beraatine dair kararı.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Katılan … vekilinin duruşma isteminin 1412 sayılı CMUK’un 318. maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Tüm dosya kapsamına göre;
… …’ün annesinin olaydan önce aynı köyde oturan … isimli şahıs ile kaçtığı, … ve akrabalarının bu nedenle …’ın yanında çalışan ve kaçma olayında aracı kullanılan maktule husumet besledikleri, beyanlara göre …’in nişanlısı olduğu belirtilen sanığın olaydan dört gün önce İstanbul’dan Kastamonu’ya geldiği, olaydan iki gün önce …’ın yanında çalışan … …’ın aracına tehdit amaçlı …’in kardeşi … tarafından ateş edilmesi üzerine tanığın maktulün yanına giderek olayı anlattığı, “…’ın yanında yevmiye ile çalışıyoruz, …’ın peşinden gidersek başımıza bir iş getirecekler” diye uyardığı, maktulün de artık aracını …’a vermeyeceğini ve …’ın yanından ayrılacağını söylediği, yine olaydan iki hafta önce …’in akrabalarının aynı sebeple husumet
besledikleri … Daldaban’ı darbettiklerinin tanık … tarafından beyan edildiği, olay günü maktulün eşi tanık … ile birlikte kendisine ait otomobil ile Kastamonu merkeze … alışverişi için gittiği, sanık …’ın … ve kardeşlerini alarak balık avlama gerekçesi ile Başören Köyü, … Mahallesi, Başören Deresi üzerindeki baraj göletine gittikleri, yanlarına suçta kullanılan av tüfeğini aldıkları ve burada bekledikleri sırada, Kastamonu istikametine giden tanık …’in burada …’i gördüğü, …’in kendisini parmağı ile işaret etmesi üzerine paniğe kapılıp hızlıca oradan uzaklaştığı, bir kilometre sonra maktulün aracı ile Kastamonu’dan köye döndüğünü görünce selektör yaparak ve kornaya basarak maktulü dikkatli olması için uyarmak istediği, ancak maktulün durmadığı, maktulün köye dönmek için mecburen olay yerinden geçtiği sırada sanık …’ın yanında getirdiği av tüfeği ile maktule en az iki el ateş ettiği, saçmaların bir kısmının aracın değişik bölgelerine, bir kısmının ise açık olan ön yan camdan maktule isabet ettiği, maktulün hemen fren yaparak durduğu ve can havli ile kendisini araçtan dışarı atarak yanında bulunan tabancası ile mermileri bitinceye kadar hedef gözetmeden sağa sola ateş ettiği ve küfür ettiği, daha sonra aldığı yaraların etkisiyle yere yığıldığı, maktulün eşi tanık …’nin yardım istemesine rağmen sanık … ve yanındakilerin birlikte olay yerini terkettikleri, maktulün hastaneye götürülürken yolda hayatını kaybettiği olayda, maktulün sanığı tanımadığı, sanık veya yanındakilerle herhangi bir husumetinin bulunmadığı, aksine … ve kardeşlerinin annelerinin kaçmasına yardım ettiği gerekçesiyle maktule husumet besledikleri, annelerini kaçıran … ve onun yanında çalışan herkese husumet besledikleri, tanık …’in beyanına göre …’in babaannesinin evinin balkonundan herkes duyacak şekilde maktulü tehdit ettiği, maktulün kendisine bir zarar verilmemesi için …’ın yanından ayrılmayı düşündüğü nazara alındığında, maktulün sanık …’ı görür görmez aracını durdurup sanığa küfür ederek ateş etmesinin hayatın olağan akışı ile bağdaşmadığı, … … ve kardeşlerinin aynı tarafta yer aldıkları için beyanlarına itibar edilemeyeceği, tanık … … ve …’ın beyanlarının olayına oluşuna daha uygun olduğu, maktulün yakın mesafeden sanık ve yanındakilere hedef gözeterek en az 8 el ateş ettiği iddia edildiği halde saklandıklarını söyledikleri elektrik panosunda herhangi bir mermi isabeti bulunmadığı, meşru müdafaya ilişkin kabulün dosya kapsamındaki deliller ve oluş biçimine uymadığı anlaşılmakla, sanığın herhangi bir tahrik altında kalmaksızın kasten öldürme suçundan TCK’nin 81/1. maddesi gereğince cezalandırılması yerine beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … vekillerinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak BOZULMASINA, Üye …’ın, ilk haksız hareketin kimden geldiğinin tespit edilememesi nedeniyle TCK’nin 29. maddesi uyarınca makul oranda haksız tahrik uygulanmak suretiyle sanığın TCK’nin 81/1. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiğine, Üye …’ın, sanık … hakkında verilen beraat kararının doğru olduğu kanaatiyle hükmün onanmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkin karşı oyu ve oy çokluğu ile 02/11/2021 gününde ile karar verildi.
KARŞI OY
Dosya kapsamı ve oluşa göre, olay tarihinden önce sanığın nişanlısı …’in annesinin maktulün yanında çalıştığı … isimli şahsa kaçmasından dolayı … ve akrabalarının kaçma olayında maktulün aracının kullanılması nedeniyle maktul ile aralarında husumet bulunduğu dosya kapsamına göre olay sırasında sanığın av tüfeği ile 2 kez, maktulün ise üzerindeki tabanca ile 8 el ateş ettiklerinin tespit edildiği, maktulün av tüfeği saçma tanelerinin isabet etmesi nedeniyle öldüğü olayda, silah ile ilk kez kimin ateş ettiğinin kesin olarak tespit edilemediği sanık ve yanındakilerin ifadelerinde baraj bölgesinde bulundukları sırada yoldan araçla geçen maktulün kendilerini görmesi üzerine aracını durdurup araçtan indikten sonra önce hakaret edip daha sonra tabanca ile ateş etmeye başladığını bunun üzerine sanığın av tüfeği ile ateş ettiğini beyan ettikleri, olay sırasında maktulün yanında araçta bulunan maktulün eşinin ise beyanlarında şehir merkezinden köye araçla dönerken baraj bölgesine geldiklerinde içinde bulundukları araca av tüfeği ile ateş edilmesi üzerine eşi olan maktulün yaralandığı, aracı durdurup araçtan indiği tabanca ile ateş ederek saldırıya karşılık verdiği bu sırada ikinci kez av tüfeği ile ateş edildiği ve eşinin öldüğünü beyan ettiği, olayın tarafsız görgü tanığı bulunmadığı, silahla ilk önce sanık veya maktulden hangisinin ateş etiğinin somut ve kesin olarak tespit edilemediği bu kapsamda aralarında önceye dayalı husumet bulunan taraflar arasında ilk kimin ateş ettiğinin kesin olarak tespit edilemeyen silahlı çatışma nedeniyle maktulün öldüğü olayda sanığın TCK 81 ve 29. maddeleri uyarınca cezalandırılması gerektiği, haksız tahrik nedeniyle TCK’nin 29. maddesinin uygulanmasında TCK’nin 3. maddesinde belirtilen cezada orantılılık ilkesi de gözetilerek cezadan makul bir düzeyde indirim yapılarak sanığın cezalandırılması gerektiği düşüncesiyle sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmamaktayım. 02.11.2021