Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/22236 E. 2012/25036 K. 20.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/22236
KARAR NO : 2012/25036
KARAR TARİHİ : 20.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Muhkem eşyayı kırarak hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Sanıkların müşteki …’a yönelik eylemleri nedeniyle haklarında kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre sanıklar …, … ve … müdafilerinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, sanıklar hakkındaki usul ve yasaya uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak oybirliğiyle ONANMASINA,
B-Sanıkların müşteki …’ya yönelik eylemleri nedeniyle haklarında kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 765 sayılı TCK’nın 80. maddesinde yer alan ” muhtelif zamanlarda vaki olsa bile ” ifadesine karşılık, 5237 sayılı TCK’nın 43/1 maddesinde ” değişik zamanlarda ” ifadesinin yer almasına, Ceza Genel Kurulunun 13.03.2012 gün, 6/236-86 sayılı ve 08.06.2010 gün, 11/98-143 sayılı içtihatlarında belirtildiği üzere yeni Türk Ceza Adalet sisteminde ” aynı mağdura, aynı zamanda, aynı suçun, birden fazla işlenmesi durumunda tek suçun oluşacağı ” ve ”… bu bağlamda aynı zaman kavramının dar yorumlanmayarak, çok kısa zaman aralıkları da aynı zaman dilimi olarak kabul edilmelidir. ” denilmesine ve hırsızlık suçunda korunan hukuki değerin zilyetlik olmasına göre, müştekinin zilyedi olduğu … plakalı çalıştığı şirkete ait otomobilden teyp hırsızlığı ve hemen akabinde mülkiyeti kendisine ait olan … plakalı otomobilden hırsızlığa teşebbüs edilmesi fiillerinin tek suç oluşturmasına, bu durumun 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesi gereğince suç kastının yoğunluğu gözetilerek temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerekmesine rağmen, söz konusu fiillerin iki ayrı suç olarak kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Eylemin, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nın 493/1-son, 80, 522 (pek hafif) maddelerine ve 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143, 53 maddelerine uyan hırsızlık ve 151/1, 53 maddesine uyan mala zarar verme suçunu oluşturduğundan, 5252 sayılı yasanın 9/3. maddesine göre karşılaştırmanın buna göre yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Kabule göre de;
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa’nın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre sanıklar … ve … hakkında müşteki …’ya ait … plakalı otomobilden hırsızlığa teşebbüs suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, … ve … müdafilerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 20.11.2012 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
Sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde ilk önce şikayetçi …’ya ait … plaka sayılı otomobilin sağlam arka kapı camını kırdıkları, çalmaya değer mal bulamadıkları, atılı hırsızlık suçunun kalkışma aşamasında kaldığı, daha sonra bu aracın yakınında bulunan aynı şikayetçinin çalıştığı … İthalat İhracaat A.Ş. ne ait …plaka sayılı aracın kelebek camını kırarak içerisinde bulunan oto teyibini çaldıkları, aynı sanıkların yine birlikte hareket ederek aynı yere yakın şikayetçi …’a ait …plaka sayılı otomobilin kapısını zorlayarak açıp, içinden teyip kolonları ve ekolayzırı çaldıkları, bu eylemlerine saat 24.00’da başlayıp saat 02.00’de sonlandırdıkları, yani her üç eylemlerini 2 saat içerisinde gerçekleştirdikleri, dosya içeriğine uygun olarak kabul görmüştür.
Yerel mahkeme … İthalat ve İhracaat A.Ş. ne ait otomobil ile şikayetçi …’a ait otomobile yönelik tamamlanmış iki ayrı hırsızlık suçlarından sanıkların cezalandırılmalarına dair iki ayrı hüküm, yine şikayetçi …’e yönelik hırsızlığa teşebbüs suçundan ayrı bir hüküm kurmuştur.
Sayın çoğunluk şikayetçi …’nın, çalıştığı şirket olan … İthalat ve İhracaat A.Ş. ne ait otomobile de zilyed olduğunu kabul ederek bu şikayetçiye ait otomobilden hırsızlığa teşebbüs ve çalıştığı şirkete ait otomobilden hırsızlık suçunun aynı zamanda işlenmesi ve her iki eylemin aynı zilyede yönelik olması nedeniyle tek bir hırsızlık suçunun oluştuğu düşüncesi ile yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermiştir.
Bu görüşe aşağıdaki nedenlerle katılmıyoruz.
1-Şikayetçi … soruşturma aşamasından alınan 10.01.2005 tarihli ifadesinde ” bir tanesi … İTHALAT ve İHRACAAT A.Ş. ye ait … plakalı otomobil ile ruhsatı adına kayıtlı bulunan … plakalı otomobili bulunduğunu ”, bunlardan kendisine ait otomobilin arka camının kırıldığını, içinden birşey alınmadığını, çalıştığı şirkete ait otomobilin kelebek camının kırıldığını, içinden oto teybinin alındığını bildirmiştir. Aynı şikayetçi kovuşturma aşamasında önceki ifadesini tekrar etmiştir. … İthalat ve İhracaat A.Ş. ne ait …plaka sayılı aracın şikayetçi …’in elinde nasıl ve ne amaçla bulunduğuna dair başkaca bilgi, beyan ve belge dosya içinde mevcut değildir.
Bizce yerel mahkeme öncelikle …. otomobilin sahibi … İthalat ve İhracaat A.Ş. ni, suçtan zarar görmüş olma ihtimaline göre davetiye çıkarılarak duruşmadan haberdar etmelidir. Şikayetçi …’e çalıştığı şirketteki işini ve görevini, şirkete ait otomobili nasıl aldığını, neden evinin önünde bulundurduğunu sorup, gerekirse malik şirketin yetkilisi de dinlenerek söz konusu otomobil zilyedliğinin şikayetçi …’e devredilip edilmediği olgusu kesin olarak saptandıktan sonra hukuken geçerli bir zilyedlik devri söz konusu değilse şikayetçi …’e yönelik hırsızlığa kalkışma ve … İthalat ve İharacaat A.Ş. ne yönelik hırsızlık suçlarından ayrı ayrı hüküm kurulmalıdır.
2-Zilyedlik devrinin gerçekleştiğinin belirlenmesi halinde;
5237 sayılı TCK’nın 43/1 maddesinde bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda aynı suçun birden fazla işlenmesi zincirleme suç olarak kabul edilmiştir.
Bu maddenin uygulanabilmesi için,
a-Aynı suçun değişik zamanlarda birden fazla işlenmesi
b-İşlenen suçların mağdurunun aynı kişi olması
c-Bu suçların aynı suç işleme kararı altında işlenmesi gerekmektedir.
Aynı TCK’nın 43/2. maddesinde de aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda aynı hükmün uygulanacağı belirtilmiştir.
Sanıklar ilk önce şikayetçi …’ya ait … plakalı otomobilin sağlam camını kırdıkları, içinde çalmaya değer bir şey bulamadıkları, bu eylemlerinin nitelikli hırsızlığa teşebbüs suçunu oluşturduğu, daha sonra yakında bulunan … İthalat İhracaat A.Ş. ne ait …plaka sayılı otomobilin camını kırarak içerisinde oto teybini çaldıkları, bu eylemlerinin nitelikli hırsızlık suçunu oluşturduğu, bu iki suçun peş peşe işlenmesine rağmen aynı zamanda işlenmediği, yaralama suçunda üst üste yumruk atma tek bir yaralama fiilinin parça hareketleri olup hareketler bir bütün olarak tek bir fiil kabul edileceğinden bu fiili aynı zamanda işlendiğinin kabulü gerektiği, aynen bunun gibi bir evin içinde ve aynı evin önünde bir çok mal alındığında her bir mal alışının bir hareket ve bu hareketler toplamının tek bir fiil olduğu, bu fiil içerisinde yer alan hareketlerin de aynı zaman içerisinde olduğundan söz edilebileceği, somut olayımızda şikayetçi …’e yönelik nitelikli hırsızlığa kalkışmadan sonra ayrı bir otomobilin tekrar camları kırılarak içinden oto teybinin çalınması eylemlerinin tamamlanmış nitelikli hırsızlık suçunun fiilleri olduğu, hareket ve fiil kavramları farklı kavramlar olduğu gözetildiğinde yukarıda belirlenen fiiler arasında kesinti oluştuğu, bu nedenle her bir fiilin farklı zamanlarda meydana geldiği, yalnız yukarıda belirlenen hırsızlığa teşebbüs suçu ile tamamlanmış nitelikli hırsızlık suçunun aynı zilyede yönelik oluşu nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 43/1 maddesi kapsamında zincirleme suç olarak değerlendirilmesi gerektiği düşüncesindeyiz.
Aynı cadde ve sokak içerisinde yan yana bulunan çok sayıda otomobillerden(örneğin on ayrı otomobilden) peş peşe yapılan hırsızlık suçlarında otomobil sahiplerinin farklı kişiler olduğunu farz edelim.Çoğunluk görüşüne göre otomobiller yan yana ve hırsızlık eylemleri arasında geçen zamanın az oluşu nedeniyle bütün eylemleri aynı anda gerçekleştiği ve dolayısıyla ortada tek bir fiilin olduğu, ancak tek bir fiille birden fazla kişiye karşı aynı suç işlendiğinden bu kez aynı TCK’nın 43/2 maddesi uyarınca müteselsil hırsızlık suçundan artırımlı ceza verilmesi gerektiği sonucuna varmak gerekir ki bu durum yerleşik uygulamanın ve genel kabul görmüş yasa yorumunun ters yüz edilmesi demektir.Somut olayımızda da şikayetçiler … ve … ile … İthalat İhracaat A.Ş. ne ait otomobillerde hırsızlık eylemleri 2 saat gibi kısa bir süre içerisinde işlendiği, sürenin uzun olmadığı, otomobillerin birbirine yakın olduğu, bu nedenle tek bir fiille iki ayrı zilyede yönelik suç işlenmesi nedeniyle her üç suçun tek bir müteselsil suç olarak değerlendirilmesi gibi bir sonuca ulaşmak söz konusu olacaktır.Bu bağlamda çoğunluk görüşü zilyed …’e yönelik eylemlerden dolayı bağımsız bir suç, şikayetçi…’a yönelik eylemden dolayı ayrı bir suç kabul etmesi bozma nedeniyle de çelişmektedir.
Belirtilen nedenlerle sayın çoğunluğun B/1. maddesindeki görüşüne katılmak mümkün olmamıştır.