YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/30280
KARAR NO : 2012/15005
KARAR TARİHİ : 26.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Muhkem eşyayı kırarak hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26.12.2006 günü ve 2006/8-317 esas, 2006/319 sayılı kararı ile hükümden sonra 5560 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 150/3. maddesindeki yeni düzenleme karşısında; tebliğnamedeki savunma sırasında müdafi bulundurulması gerektiği yönünde bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Gerekçeli karar başlığında sanığın “Müvret” olan anne isminin nüfus kaydına aykırı biçimde “Mürvet” şeklinde yazılması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 232/2. maddesine aykırı davranılması,
2- 5237 sayılı Yasanın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, hırsızlığı gerçekleştirmek amacıyla şahsi çeviklikle müştekinin evine girildiğine dair kanıtların neler olduğu duraksamaya yer bırakmayacak şekilde araştırılıp gerektiğinde keşif yapılmak suretiyle 765 sayılı Yasaya göre suç vasfının belirlenmesinden sonra; 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 53 maddesine uyan hırsızlık suçunu, şikayet bulunması nedeniyle de aynı yasanın 116/1, 53 maddesine uyan konut dokunulmazlığını bozma suçunu da oluşturduğu gözetilerek, anılan konut dokunulmazlığını bozma suçu yönünden uzlaşma olanağı sağlandıktan sonra, her iki Yasaya göre uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip denetime olanak verecek şekilde karar yerinde gösterilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması,
3- Kabule göre de;
Sanığın … Asliye Ceza Mahkemesinden 21.05.1998 günlü, 1998/74-1998/552 sayılı kararla verilen 22.02.1999 tarihinde infaz edilmiş özel tekerrüre esas eski hükümlülüğü bulunduğu halde, 765 sayılı TCK’nın 81/2. maddesi ile uygulama yapılmaması ve aynı Yasanın 522/son maddesine aykırı olarak 522/1. maddesi uyarınca mükerrir sanık hakkında ceza indirimi yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 26.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.