YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8327
KARAR NO : 2021/11113
KARAR TARİHİ : 10.11.2021
MAHKEMESİ : Bursa Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında Bursa Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davalı Maliye Hazinesi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davalı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, … İlçesi … Mahallesi Türbe mevkiinde bulunan ve 766 sayılı Yasa uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında çalılık vasfıyla tespit harici bırakılan yaklaşık 2.000 m2’lik taşlık araziyi 1980-1985 yılları arasında kendi imkan ve emeğiyle temizleyerek zeytin fidanı dikmek suretiyle zeytin tarlası haline getirdiğini, taşınmazı o tarihten bugüne kadar 20 yılı aşkın süredir malik sıfatı ile elinde bulundurduğunu, iktisap şartlarının lehine oluştuğunu ileri sürerek, taşınmazın adına kayıt ve tesciline karar verilmesi istemiyle Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açmış, yargılama devam ederken 3402 Sayılı Kanun’un Geçici 8.maddesi uyarınca yapılan çalışmalar sonucunda dava konusu yerin, 2759 parsel sayılı 1.096,18 m2 alanlı tarla vasıflı ve 2760 parsel sayılı 340,70 m2 alanlı tarla vasıflı iki ayrı taşınmaz olarak Hazine adına tespit edilmesi üzerine, Gemlik 1. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Görevsizlik kararının kesinleşmesi üzerine dava dosyasının gönderildiği Bursa Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; dava konusu 2759 ve 2760 parsel sayılı taşınmazların zeytinlik vasfıyla Maliye Hazinesi adına kayıt ve tesciline, tutanaklarının beyanlar hanesinde bulunan şerhlerinin terkini ile 3402 sayılı Kanun’un 19. maddesi gereğince taşınmaz üzerinde bulunan zeytin ağaçlarının … oğlu, … TC kimlik nolu davacı …’ye ait olduğunun tespit tutanağının beyanlar hanesine şerh verilmesine karar verilmiş, hükmün, davalı Hazine vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, “husumetin Orman İdaresine de yaygınlaştırılarak taraf teşkilinin sağlanması, taşınmazların orman vasfının bulunup bulunmadığının ve dava konusu parsellerin değerinin belirlenmesi” gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş, bu karara istinaden İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama neticesinde; kaldırma kararı öncesi gibi karar verilmiş, davalı Hazine vekili ile Orman İdaresi vekilinin bu karara yönelik istinaf istemleri Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiş ve iş bu karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirmesine ve davacı tarafın istinaf başvurusu bulunmamasına rağmen hüküm fıkrasında “davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun” ifadesinin yerine sehven “davacılar vekilinin istinaf başvurusunun” yazılmış olmasının mahallinde her zaman düzeltilebilir maddi hata niteliğinde olduğunun anlaşılmasına göre, davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nin 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına
10.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.