Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/19985 E. 2012/22980 K. 05.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19985
KARAR NO : 2012/22980
KARAR TARİHİ : 05.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan Kanunun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1, 62, 81/2-3. maddelerinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; sanığın suç tarihinde gece sayılan vakitte saat 02:50 sıralarında mağdurun işyerinin keşfen muhkem olduğu tesbit edilen kapı camını kırarak, içeriden 1 adet bayan kol saati ile kullanılmış makyaj malzemelerini alıp, dışarı çıkacağı sırada devriye gezen kolluk görevlilerine yakalanması şeklinde gerçekleşen eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143/1, 35, 53/1. maddesine uyan hırsızlığa teşebbüsün yanı sıra, aynı Kanunun 116/2-4, 53/1 ve 151/1, 53/1. maddelerine uyan işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu, mala zarar verme suçu yönünden mağdurun şikayetinden vazgeçtiği, işyeri dokunulmazlığını bozma suçu yönünden de CMK’nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı değerlendirilip sonucuna göre, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Kanunun yeniden belirlenmesi zorunluluğu,
Kabule göre de;
2-765 sayılı TCK ile uygulama yapıldığı halde, 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesine aykırı olarak 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi ile karma uygulama yapılarak, yazılı biçimde hak yoksunluğuna karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 05.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.