YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/8457
KARAR NO : 2012/3635
KARAR TARİHİ : 20.02.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlığa teşebbüs
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın, önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231.maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Pişman olduğunu beyan eden ve lehe yasa hükümlerinin uygulanmasını talep eden sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 62. maddesinin uygulanması konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi,
2-Suçun gece vaktinden sayılan zaman diliminde işlendiğinden bahisle üst sınırdan artırım yapılırken gerekçe gösterilmeyerek aynı Yasanın 61. maddesine aykırı davranılması, ve aynı gerekçe ile artırım yapılırken 5237 sayılı TCK’nun 143. maddesi yerine 413. yazılarak uygulanan kanun maddesinin karar yerinde yanlış gösterilmesi,
3- Sanığın eyleminin müşteki tarafından farkedilmediği ve eylem gerçekleştikten sonra görevlilerce sanığın yakalandığının anlaşılması karşısında hırsızlık suçunun tamamlanmış olduğu gözetilmeden teşebbüste kaldığı kabul edilerek yazılı şekilde indirim yapılması,
4-5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, sanık hakkında CMUK’nun 326/son maddesinin gözetilmesine 20.02.2012 tarihinde oy birliği ile karar verildi.