Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/13061 E. 2021/10887 K. 03.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/13061
KARAR NO : 2021/10887
KARAR TARİHİ : 03.11.2021

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
… İlçesinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun Geçici 8. Maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, Kutlubeyler Mahallesi çalışma alanında bulunan 101 ada 77 parsel sayılı 3.528,89 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, meyve bahçesi vasfıyla davalı … adına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ve zilyetlikle iktisap koşullarının davalı yararına gerçekleşmediğini ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli 101 ada 77 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi davalı … adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamına göre, dava konusu 101 ada 77 parsel sayılı taşınmazın, komşu 101 ada 78, 79 ve 80 parsel sayılı taşınmazlarla birlikte dört yönünün orman vasfındaki 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazla çevrili olduğu ve bu haliyle taşınmazların orman içi açıklık niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. 6831 sayılı Orman Kanunu’ nun 17/2. Maddesindeki düzenlemeyle, kanun koyucu, orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapatmıştır. Orman Kadastrosu ve 2/B Uygulama Yönetmeliğinin 14/s maddesinde “orman içinde kültür arazileri dışında, insan müdahalesi olmaksızın kendiliğinden oluşan, doğal olarak ağaç ve ağaççık içermeyen, genel olarak otsu bitki ve bazı durumlarda yer yer odunsu bitkiler içeren alanların” orman içi açıklık olduğu ve anılan Yönetmeliğin 16/i maddesinde ise, orman içi açıklıkların devlet ormanı olarak sınırlandırılacağı öngörülmüştür. Bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu bulunmamakta olup, etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar, özel mülke dönüşüp tarım ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Kanun gereği orman sayılan orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yoluyla kazanılması hukuken mümkün bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca; Mahkemece, dava konusu 101 ada 77 parsel sayılı taşınmazın, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 17/2. Maddesi uyarınca, komşu parsellerle birlikte orman içi açıklık vasfında olduğu gözetilerek, davacı Hazinenin çekişmeli taşınmaza yönelik davasının kabulü ile taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, dava konusu taşınmazın özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde davanın reddi yolunda hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 03.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.