YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/16538
KARAR NO : 2012/10435
KARAR TARİHİ : 07.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık hakkında konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan zamanaşımı süresi içerisinde işlem yapılması olanaklı görülmüştür.
Dosya kapsamına göre sanığın müştekinin cep telefonunu çaldığının ve akabinde sanığın telefonu iade etmemek amacıyla müştekiye bıçak göstererek tehdit içeren cümleler kullandığının iddia edilmesi karşısında eylemin yağma suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin delilleri takdir, değerlendirme ve tartışma görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilmeden görevsizlik kararı yerine yazılı biçimde karar verilmesi,
Kabule göre de;
1-) Sanığın tehdit eylemini bıçakla gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında eylemin 5237 sayılı TCK’nın 106/2-a maddesine temas edeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-) Kasıtlı suçtan hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkum edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde yazılı hak yoksunluklarına hükmedilmemesi,
3-) Sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçen sürelerinin 5237 sayılı TCK’nın 63. maddesi uyarınca mahsubuna karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, sanık hakkında CMUK 326/son maddesinin gözetilmesine; 07/05/2012 gününde oy çokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ:
Dava 5271 sayılı CMK’nın 4 ve 170. maddeleri ile 5235 sayılı Kanun’un 11,12,13 ve 14. maddelerinde öngörülen şekilde görevli mahkemeye açılmış olup, CMK’nın 4. maddesi uyarınca görevsizlik kararı verebilecek durumdaki Asliye Ceza Mahkemesi de kendini davaya bakmakla görevli görerek fiilleri iddianamedeki gibi nitelendirmek suretiyle hüküm kurmuştur. Olayın oluşu ve dosyadaki deliller karşısında, sanığın fiillerinin asliye ceza mahkemesinin görevi kapsamında olan hırsızlık ve tehdit suçlarını oluşturduğu da sabittir. Bu sebeple ortada yağma suçunun gerçekleştiğini kabule götürecek emare mevcut olmadığından, çoğunluğun görevsizlik kararı verilmesi gerektiği yönündeki bozma görüşüne katılmıyorum.