YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/25479
KARAR NO : 2013/2619
KARAR TARİHİ : 12.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, görevli memura mukavemet
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Uyaptan alınan nüfus kayıt örneklerine göre sanık …’in 18.12.2006 tarihinde;sanık …’ın 26.02.2005 tarihinde hükümden önce öldüklerinin anlaşılması karşısında sanıklar hakkında düşme kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, … müdafiilerinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
B-Sanık … hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 18.03.2008 günlü 2008/9-7-56 ve 13.05.2008 günlü 2008/10-101-113 sayılı kararlarında açıklandığı üzere kendisine zorunlu müdafii atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu müdafiine yapılan tefhim veya tebliğin kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı, bu durumda zorunlu savunman sanığın lehine gibi görünen bazı işlemler yapmış olsa da; örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa dahi, hükmün sanığın kendisine de tebliğ edilmesi ve sanık tarafından temyiz dilekçesinin verilmesi halinde, temyiz isteminin kabul edilmesi gerektiğinin ve gerekçeli kararın sanığa usulüne uygun tebliğ edilmediğinin anlaşılması karşısında, sanığın öğrenme üzerine yaptığı 04.12.2008 tarihli temyiz talebinin Torbalı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.03.2007 tarih 2004/333 E ve 2007/133 K sayılı kararına yönelik olduğu değerlendirilip, süresinde yapılmış bir temyiz talebi olduğu kabul edilerek aynı mahkemenin 11.02.2008 tarih 2004/333 E ve 2007/133 K sayılı ek kararının kaldırılarak yapılan temyiz incelemesinde;
Sanığın kesintisiz takip sonucu yakalanmak istendiğinde görevlilere karşı şiddet kullandığının iddia edilip ileri sürülmüş olması ve kabulünde bu doğrultuda olduğunun anlaşılması karşısında;hırsızlık suçu tamamlanmadan yakalanmamak için şiddet kullanan sanığın eyleminin kül halinde 765 sayılı TCK’nın 495/2 maddesi delaletiyle aynı yasanın 497/1 maddesinde düzenlenen yağma suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin kanıtları takdir ve tartışma görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilmeden görevsizlik kararı yerine duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri nicelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, sanığın kazanılmış hakkının korunmasına,12.02.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.