YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/10149
KARAR NO : 2012/28281
KARAR TARİHİ : 24.12.2012
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 1-Sanık … : Beraat
2-Sanıklar … ve …: 2863 sayılı Kanunun 74/1- 2.cümle, 5237 sayılı TCK’nın 62, 63, 54, 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddeleri gereğince mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
3-Sanık …: 2863 sayılı Kanunun 74/1-2. cümle, 5237 sayılı TCK’nın 62, 51, 63, 54. maddeleri gereğince mahkumiyet, erteleme
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıklar … ve … hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar sanıklar … ve … müdafii tarafından, sanık …’nun mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii ve katılan vekili tarafından, sanık …’ın beraatine ilişkin hüküm katılan vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanıklar … ve … hakkındaki hükme ilişkin temyiz incelemesinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5271 sayılı CMK’nın 231/12. maddesi uyarınca itiraz kanun yoluna tabi bulunduğu, aynı Kanunun 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda mercide yanılmanın başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağı nazara alınarak, sanıklar … ve … müdafinin temyiz isteminin, itiraz mahiyetinde değerlendirilmesi suretiyle CMK’nın 264/2. maddesi uyarınca gereği merciince yapılmak üzere dosyanın incelenmeksizin mahkemesine iadesinin temini için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2- Sanık … hakkındaki hükme ilişkin temyiz incelemesinde;
Konya ili, Selçuklu ilçesi, Küçükmuhsine köyü yol ayrımı Yokuş Eteği mevkiinde tespit edilen kazı alanına 300 metre mesafede temyize gelmeyen sanık …’a ait çardak evinin bulunduğu, sanık … Arasın ailesiyle birlikte geçici olarak söz konusu çardak evinde kaldığı, diğer sanıkların savunmalarında Hasan’ın çardak evindeki havuzu onarmak için bir araya geldiklerini, geç olunca çardağa oturmaya gittiklerini bu sırada Fatih’in ailesiyle birlikte çardakta olduğunu beyan ettikleri dikkate alındığında; sanık …’ın kazı eylemine iştirak ettiğine dair delil bulunmadığı anlaşılmakla;
Yapılan yargılama sonunda yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğu, suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesi gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle beraata ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
3- Sanık … hakkındaki hükme ilişkin temyiz istemine gelince;
Savunmasında; olay günü saat 19:30 sularında diğer sanık … ile birlikte sanık …’ın çardak evindeki havuzu onarmak için yanlarına hilti ve lazerli dedektör alarak gittiklerini, hava karardığı için aletleri çardak evine bıraktıklarını beyan etmiş ise de; kazı alanından sanık …’ın evine doğru uzanan elektrik kablosu olduğu, kazı alanında hilti ve kazma izleri bulunduğu, Ankara Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesinin 25/05/2007 tarih ve 543 sayılı raporuna göre; kazı alanından toplanan sigara izmaritlerinden birinden alınan DNA profili ile sanık …’nun DNA profilinin uyuştuğu dikkate alındığında; sanıkların fikir ve irade birliği içerisinde, kültür varlığı bulmak amacı ile, Konya ili, Selçuklu ilçesi, Küçükmuhsine köyü yol ayrımı Yokuş Eteği mevkiinde kazma, kürek, hilti ile 2 metre genişliğinde, 7 metre derinliğinde kazı yaptıkları anlaşılmakla;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine, ancak;
a- Söz konusu yerde üniversitelerin arkeoloji ve sanat tarihi kürsülerine mensup öğretim üyelerinden oluşan tarafsız bilirkişiler ile keşif yapılarak, 2863 sayılı Kanunun 6. maddesi kapsamında korunması gerekli yerlerden olup olmadığının tartışmasız olarak tespit edilmesi, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, yerinde herhangi bir inceleme yapılmaksızın eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
b- Sanık hakkında kasıtlı suçtan mahkum olması gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de, sanığın hükme esas alınan adli sicil kaydında yer alan suçun, 3167 sayılı Çek Kanunu’na muhalefet suçuna ilişkin olduğu, hükümden sonra 03/02/2012 tarih ve 28193 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31/01/2012 gün ve 6273 sayılı Kanun ile 5941 sayılı Çek Kanununa eklenen geçici 3. maddenin 7. fıkrasındaki düzenleme ile karşılıksız çek keşide etmek eyleminin suç olmaktan çıkarılması karşısında, sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının yeniden tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 24.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.