YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17359
KARAR NO : 2012/18508
KARAR TARİHİ : 10.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Daha önceden kasıtlı suçtan kesinleşmiş mahkumiyeti bulunan sanık hakkında CMK’nın 231. maddesi gereğince uygulama yapılamayacağı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan Yasanın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; Sanığın, müştekiye ait yol üzerinde park halinde bulunan aracının sol ön kapı kilit yuvasını zorlayıp açarak araç içerisinde bulunduğu sırada devriye görevi yapan polis otosunu görünce kaçmaya başladığı, takip sonucu yakalandığının anlaşılması karşısında, 20.12.2004 tarihli Görgü Tespit tutanağının içeriği de dikkate alınarak sanığın eyleminin aracın mülkiyetine yönelik olduğu, bu sebeple mala zarar verme suçu oluşmayacağı da nazara alındığında eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1, 61, 522, 81/2 ve 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143, 35/2 maddeleri de gözetilerek 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Yasanın belirlenmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 10.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.