Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/16991 E. 2012/20209 K. 01.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/16991
KARAR NO : 2012/20209
KARAR TARİHİ : 01.10.2012

MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Müştekiye ait aracı “duvarla çevrili otoparktan çalan” sanıkların eyleminin TCK’nın 142/1-b maddesi kapsamında kaldığı halde yazılı şekilde uygulama yapılarak sanıklar hakkında fazla ceza tayin edilmiş olması,
2- Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yasanın 108/4, 5, 6. fıkralarında “Hakim, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler. Tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde, koşullu salıverilmeye ilişkin hükümler uygulanır. Hakim, mükerrir hakkında denetim süresinin uzatılmasına karar verebilir. Denetim süresi en fazla beş yıla kadar uzatılabilir.”hükmünü düzenlemiştir. Buna göre denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek mahkemeye aittir. Buna göre; hüküm kurulurken mükerrir olan sanıklar hakkında TCK’nın 58/7. maddesi uyarınca “mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra da denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi,
3- Sanık …’ın olay nedeniyle yakalanması ile 18.05.2006 tarihli tutanağa göre müştekiye ait aracı terk ettikleri yeri göstererek iadesini sağlaması karşısında sanıklar hakkında TCK’nın 168. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeyerek yasal olmayan gerekçe ile uygulanmaması,
4- Müştekinin CMK’nın 237. maddesi uyarınca katılma talebi olmaması nedeniyle AAÜT’nün 13/1. maddesine aykırı şekilde vekalet ücreti takdir edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 01.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.