YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/3582
KARAR NO : 2012/27671
KARAR TARİHİ : 18.12.2012
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın 89/1, 89/2-b, 62, 52. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya kapsamına göre, yönetimindeki otomobille, sağa mecburi yön trafik levhasını dikkate almadan, karşı şerit taşıt trafiğine ayrılmış yol bölümüne geçip, ters yönde seyir halindeyken kazaya sebebiyet veren sanığın eyleminde bilinçli taksir koşullarının oluştuğu, tayin olunan cezasında bu nedenle 5237 sayılı TCK’nın 22/3. maddesi uyarınca arttırım yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurularak, sanık hakkında eksik ceza tayini; ayrıca, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1 ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle TCK’nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, sanığın tam kusurlu olduğunun mahkemece de kabul edildiği somut olayda, sanığın taksirinin yoğunluğu gözetilerek, alt sınır aşılarak hak ve nasafete uygun bir ceza yerine, asgari hadden ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi sayılmamış; sanık hakkında karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5560 sayılı Kanunun 23. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesinde düzenlenen “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na ilişkin hükmün uygulanması konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş ise de, dosya içeriğine göre, taraflar arasında uzlaşmanın gerçekleşmemesi, katılan vekilinin hükmün verildiği 27.11.2008 tarihli son oturum tazminat davasının devam ettiğini beyan etmesi, katılanın sanığa yönelik şikayetinin devam etmesi ve zararlarının giderilmemesi karşısında, 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (c) bendinde düzenlenen tazmin koşulunun gerçekleşmemesi sebebiyle sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği anlaşılmakla, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin kusur durumuna ilişkin ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,
Hükmün esasını teşkil eden kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm kısmında, sonuç adli para cezası hesaplanırken, sanık hakkında belirlenen tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktarın çarpılması işlemi sırasında, uygulanan Kanun ve maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA , ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün 5. paragrafının başına “5237 sayılı TCK’nın 52/1-2. maddesi uyarınca” ifadesinin ilave edilmesi ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.