YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17646
KARAR NO : 2012/20176
KARAR TARİHİ : 01.10.2012
MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığında suç yerinin belirtilmemesi yerinde giderilebilir eksiklik olarak değerlendirilmiştir.
A-Sanık … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre; 21/07/2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 Sayılı Kanun’un 3-B maddesiyle değişik 1412 Sayılı CMUK’un 305/1. maddesi gereğince hüküm tarihine göre temyizi olanaklı olmadığından sanık … müdafiinin temyiz isteminin 5320 Sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 Sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
B- Sanık … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde,
Sanığın önceden kasıtlı suçlardan hükümlülükleri bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 Sayılı Yasa’nın 562. maddesi ile değişik 5271 Sayılı CMK’nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5237 Sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
2-Tekerrür uygulamasına esas alınacak hükümlülüklerin ve sonraki suç tarihinin 01.06.2005 tarihinden önce olması halinde; 5237 Sayılı TCK’nın lehe kabulü ile yapılan uygulamalarda aynı kanunun 58. maddesinde yer alan tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden, bir yandan tekerrür nedeniyle artırım yapılamayacağı belirtilirken diğer yandan cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirine hükmolunması,
3-5271 Sayılı CMK’nın 326/2. maddesi uyarınca iştirak halinde işlenen bir suç nedeniyle mahkum edilen sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine sanıkların yargılama giderlerinin tamamından müteselsilen sorumlu tutulmaları,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 Sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 Sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 Sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ cümlesinin eklenmesi, hüküm fıkrasında tekerrür ile ilgili kısımda yer alan “5275 Sayılı Yasa’nın 108/4. maddesi gereğince cezanın infazından sonra 1 yıl denetim süresine tabi tutulmasına, denetim süresi içinde sanığa bir rehber görevlendirilerek takibinin teminine” cümlesinin çıkarılması, yine hüküm fıkrasından yargılama giderleriyle ilgili kısımda “33.00 TL’nin sanıklardan müteselsilen tahsiline” cümlesinin çıkarılarak yerine “her iki sanık için ortak yapıldığı anlaşılan yargılama giderlerinden sanığın hissesine düşen 16.50 TL’nin sanıktan tahsiline” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
C- Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 Sayılı Yasa’nın 562. maddesi ile değişik 5271 Sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6.fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 Sayılı Yasa’nın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2-5271 Sayılı CMK’nın 326/2. maddesi uyarınca iştirak halinde işlenen bir suç nedeniyle mahkum edilen sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine sanıkların yargılama giderlerinin tamamından müteselsilen sorumlu tutulmaları,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 01.10.2012 tarihinde oy birliği ile karar verildi.