YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17658
KARAR NO : 2012/20185
KARAR TARİHİ : 01.10.2012
MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın önceden kasıtlı suçtan hükümlülükleri bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 Sayılı Yasa’nın 562. maddesi ile değişik 5271 Sayılı CMK’nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Yakınanın soruşturmada bisikletin apartmanın giriş kısmında olduğunu, kovuşturma aşamasında ise binanın giriş kapısının önünde dış kısımda bulunduğu ve buradan alındığını beyan ettiği, uzlaşma nedeniyle haklarında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen … ile …’in de bisikletin apartmanın içinden alındığını beyan ettiklerinin anlaşılması karşısında, yakınanın ve … ile …’in dinlenerek bisikletin nereden alındığının duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptandıktan sonra şayet bina müştemilatından alınmış ise, sanığın eyleminin 5237 Sayılı TCK’nın 142/1-b maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Suça konu bisiklet alındıktan sonra ihbar üzerine olay yerine gelen görevliler tarafından sanıkların başka bir mahallede yakalandıklarının anlaşılması karşısında eylemin tamamlandığı gözetilmeden teşebbüs aşamasında kaldığından bahisle cezadan 5237 Sayılı TCK’nın 35/2. maddesi gereğince indirim yapılması,
3-12.07.2005 tarihli yakalama tutanağına göre, görevlilerin sanık ile arkadaşlarına sorduğunda bisikleti çıkararak verdiklerinin belirtildiği, aynı tarihli teslim tutanağında ise görevlilerin ihbar üzerine at arabasını bulduklarında sanığın kaçtığı, bisikletin de … ile yakalandığının belirtilmiş olması karşısında, yakalama tutanağını düzenleyen görevlilerin tanık sıfatıyla dinlenerek sanık ile arkadaşlarının bisikleti verirken haklarında ihbar olup olmadığını bilip bilmedikleri duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulup tutanaklar arasındaki çelişkiler giderilerek sonucuna göre sanık hakkında 5237 Sayılı TCK’nın 168/1. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’un 326/son. maddesi gereğince sanığın ceza süresi yönünden kazanılmış hakkının gözetilmesine, 01.10.2012 tarihinde oy birliği ile karar verildi.