YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/13638
KARAR NO : 2012/14577
KARAR TARİHİ : 20.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Suç tarihinde 15 yaşından büyük 18 yaşından küçük olan sanığa yüklenen hırsızlık suçunun gerektirdiği cezanın türü ve süresine göre; 5237 sayılı TCK’nın 66/1-2 ve 67/2-3. maddelerinde öngörülen 5 yıl 4 aylık asli zamanaşımının, karar tarihi olan 07/11/2006 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
II-Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Gerekçeli karar başlığında suçun işlendiği zaman dilimi ile sanığın gözaltında ve tutuklu kaldığı sürenin gösterilmeyerek, 5271 sayılı CMK’nın 232. maddesine muhalefet edilmesi,
2-5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden de paylarına düşen miktarda eşit olarak sorumlu tutulmaları gerekirken müteselsilen tahsili yönünde hüküm kurulması,
3-Hakkındaki özgürlüğü bağlayıcı ceza ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/1-3 maddesi ile uygulama yapılmaması,
4-5237 sayılı TCK’nın 61/1 maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken, suça konu aracın değerine göre cezanın alt sınırından orantılı şekilde ayrılmak gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre;
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın ceza süresi yönünden kazanılmış hakkının korunmasına, 20/06/2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.