YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/22044
KARAR NO : 2012/13403
KARAR TARİHİ : 06.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A) Hükümlü … hakkında yapılan incelemede;
Hükümlü … hakkında kurulan 26.01.2005 gün ve 2004/118-2005/10 sayılı önceki hükmün o yer Cumhuriyet Savcısınca diğer sanık … aleyhine temyiz edildiği, temyiz isteminin hükümlüyü kapsamadığı, bununla birlikte kararı tefhim eden hükümlünün, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca lehe kanun incelemesi nedeniyle 05.11.2005 tarihinde iade ettikten ve iade sonrası yeniden duruşma açılarak yargılama devam ettiği sırada yaptığı 30.01.2007 tarihli temyiz başvurusunun ise süresinden sonra olduğu ve verilen hükmün kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 günlü, 2007/125-186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlü hakkındaki kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez. Olayda hükümlü …’un iade sonrası tekrar yargılama sürecine dahil edilerek, 2. hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm, hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.
Bu nedenlerle, … hakkında yeniden kurulan 2. hükme yönelik, hükümlü ve hükümlü müdafiinin konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE, hükümlü hakkında kurulan ilk hükümle ilgili uyarlamanın mahallinde yapılması için dosyanın gereği yapılmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
B) Sanık … hakkında yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, önceki ve sonraki yasaların ilgili bütün hükümlerinin somut olaya uygulanarak yapılan lehe kanun değerlendirmesinde; geceleyin konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçları açısından 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma hükümlerinin değerlendirilmemesi ve 5237 sayılı TCK’nın 62. maddesi gereği indirim yapılırken 1/6 oranı yerine 1/5 oranında indirim yapılarak sonuç karşılaştırılması yapılması,
2- Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, sanık hakkında karşı temyiz olmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 06.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.