YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/15504
KARAR NO : 2012/8122
KARAR TARİHİ : 05.04.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Sanık … Kandüzler’in mağdur … ve …’a yönelik eylemleri nedeniyle hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanığın adli sicil 7. sırasındaki sabıkasının infaz tarihi araştırılıp mükerrir olup olmadığı saptanarak 765 sayılı TCK’nın 522. maddesinin uygulanmasına engel olup olmadığı belirlenmeden, 765 sayılı TCK’nın 81/2-3. maddelerince tekerrüre esas olup olmadığı tespit edilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanğın mağdur …’a yönelik eyleminde mağdurun ilk ifadelerinde kilidin bozuk olduğundan söz etmediği, asma kilidin demir kesme makası ile kesilerek açıldığı, sanığın Cumhuriyet Savcısı ve sorgudaki beyanlarının da aynı yönde olduğu, keşifte dinlenen bilirkişi tarafından kilidin sağlam olduğunun belirlenip rapor edildiği, buna göre eylemin 765 sayılı TCK’nın 493/1 maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekirken aynı Yasa’nın 492/1 maddesinin uygulanması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık … müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
B-Sanıkların mağdur Semiha Kibaroğlu’na yönelik eylemleri nedeniyle haklarında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanıklar … ve …’ün önceden almış oldukları karar uyarınca suça doğrudan katıldıkları gözetilmeden haklarında 5237 sayılı TCK’nın 37/1 maddesi yerine yazılı şekilde hüküm kurulması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanıklar … ve …’ün suç tarihinden önce kasıtlı suçtan hükümlülükleri bulunmamakta ise de, 5237 sayılı TCK’nın 39/1. maddesinin uygulanma koşullarının gerçekleşmemesine rağmen, bu madde ile uygulama yapılması suretiyle cezanın 2 yılın altında belirlenmesi karşısında; sanıkların sabit kabul edilen eylemi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kapsamı dışında kalan bir cezanın hükmolunması gerekirken, yanılgılı uygulama sonucu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanabilme sınırı içerisine giren bir cezanın verilmesi halinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez. Aksi halin, sanıkların; önceki yanılgılı uygulama sebebiyle ortaya çıkacak sonuçtan ikinci kez yararlandırılmasının sağlanmasına, hakkaniyete aykırı sonuçlar doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açacağını belirten Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.03.2008 gün ve 2008/6-47 esas-2008/43 sayılı kararı gereğince, sanıklar … ve … hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı,
Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, …, … müdafiilerinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanıkların mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ tümcesinin eklenmesi suretiyle,diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.04.2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.