Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/4609 E. 2021/7385 K. 25.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4609
KARAR NO : 2021/7385
KARAR TARİHİ : 25.10.2021

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tahkim davası hakkında İtiraz Hakem Heyetince verilen 29/04/2020 tarih, 2020/İHK-9512 sayılı kararın, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

– K A R A R –

Davacı vekili; davalı … şirketi nezdinde … poliçesi ile sigortalı, davacının yolcu olarak bulunduğu aracın, dava dışı araçla çarpışması sonucu 04/08/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda, müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını, sigorta şirketine tazminat talebiyle yapmış oldukları başvurunun sonuçsuz kaldığını, beyanla fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 50.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş,bilirkişi raporu doğrultusunda talebini yükseltmiştir.
Davalı vekili; başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince; davacının isteminin kabulüne, kabul edilen sürekli iş göremezlik tazminat tutarı olan 248.058,18 TL’nin 24/05/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı … şirketinden tahsili ile başvuru sahibine ödenmesine, karar verilmiş; karara karşı davalı vekili tarafından yapılan itiraz üzerine İtiraz Hakem Heyetince; sigorta şirketi vekilinin yaptığı itirazın reddine, karar verilmiş, itiraz hakem heyeti kararı davalı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, itiraz aşamasında ileri sürülmeyen hususların temyizde ileri sürülmesinin mümkün olmamasına, Hakem Heyetince her ne kadar kaza tarihinde henüz yürürlükte olmayan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen maluliyet raporunun hükme esas alınması doğru değil ise de dosya içerisinde bulunan ve kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının maluliyet oranının belirlendiği maluliyet raporunda da davacının maluliyet oranının aynı belirlenmesi karşısında sonuca etkisi olmayacağından bozma nedeni yapılmamış olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
İş göremezlik zararının hesabında, davacının gelirinin doğru biçimde belirlenmesi, tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır. Çalışma hayatının aktif çalışma dönemi ve emeklilik dönemi olan pasif devre olarak ayrılması ve pasif devrede zararın asgari geçim indirimsiz asgari ücret düzeyinde bir zarar olacağının kabulünün gerektiği Dairemizin yerleşmiş içtihatlarındandır.
Hükme esas alınan 24/01/2020 tarihli aktüerya bilirkişi ek raporunda; davacının … İş Adamları Mesleki Ve Teknik Anadolu Lisesi Yenilenebilir Enerji Teknoloji Alanı öğrencisi olması sebebiyle asgari ücretin iki katı tutarında gelir elde edileceği varsayılarak hesaplama yapılmış olup, bu hususta taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Ancak; uyuşmazlığa konu trafik kazası, 04/08/2018 tarihinde meydana gelmiş olup dosya içerisinde bulunan 21/06/2019 tarihli öğrenci belgesine göre davacının 10. sınıf öğrencisi olduğu anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan 24/01/2020 tarihli aktüerya bilirkişi ek raporunda; kaza tarihinde 15 yaşında olan ve halen öğrenci olduğu açıkça belli olan davacı için, muhtemel mezuniyet tarihine kadar olan süre de ve iş bulma süresinde ve pasif dönemde de AGİ dahil edilmemiş asgari ücret düzeyinde gelir elde edebileceği varsayılarak efor tazminatı hesabı yapılması gerektiği dikkate alınmadan davacının kaza tarihinden itibaren muhtemel ömür sonuna kadar asgari ücretin iki katı kadar gelir elde ettiği kabul edilerek hesaplama yapılmıştır.
Kaza tarihinde henüz 15 yaşında olan davacının ,muhtemel mezuniyet tarihine kadar olan sürede ve iş bulma süresinde ve pasif dönem zararının hesaplanması sırasında esas alınan asgari ücret, bir çalışmanın karşılığı değil ekonomik bir değer taşıyan yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinin karşılığıdır. Hal böyle olunca da ücretle fiilen çalışanlara uygulanmak için getirilen asgari geçim indiriminin, ücretli bir çalışmanın söz konusu olmadığı davacı küçüğün uğradığı zararın hesaplanması sırasında dikkate alınamayacağı açıktır.
Bu durumda, İtiraz Hakem Heyetince,temyiz edenin sıfatına göre, davacı tarafından kararın temyiz edilmediği de dikkate alınarak, usuli kazanılmış haklar gözetilerek,(2020 verileri dikkate alınarak) davacının öğrenimini sürdürdüğü okuldan mezun olacağı muhtemel tarihin ilgili öğrenim kurumundan sorulması; ilgili meslek odaları ve meslek kuruluşlarından mezuniyetinden itibaren ne kadar sürede iş bulabileceği, hususunun sorulması; bu tespitlerden sonra, davacının okulundan mezun olacağı tarih ve sonrasındaki iş bulma süresinin sonuna kadar geçecek süre için gelirinin AGİ dahil edilmemiş net asgari ücret olarak; çalışmaya başlamasından sonraki dönem yönünden ise tarafların kabulünde olduğu üzere asgari ücretin iki katı gelir elde edeceği; pasif dönemde de yine AGİ dahil edilmemiş asgari ücret düzeyinde gelir elde edeceği kabul edilerek tazminat hesabının yapılması için, rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi .gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince;toplam 248.058,18 TL tazminatın davalıdan tahsiline ve kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına tam ve nispi olarak 25.814,07 TL vekalet ücreti hükmedilmiş, İtiraz Hakem Heyeti tarafından davalı
vekilinin davacı yararına 1/5 oranında vekalet ücreti hükmedilmesine yönelik itirazlarının reddine karar verilmiştir.
5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu 30/17 md. ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 6. maddesi ile Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin 13. fıkrasına “(13) (Ek:RG-19/1/2016-29598) tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.” hükmü eklenmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi,hesaplanan miktarın maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 25/10/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.