Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/25329 E. 2012/1638 K. 01.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/25329
KARAR NO : 2012/1638
KARAR TARİHİ : 01.02.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, kimliği hakkında yalan beyanda bulunmak

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I- Sanıklardan … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1-Sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünde, 5237 sayılı Yasanın 53/3. maddesi göz ardı edilerek, 53/1-c bendinde belirtilen haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması,
2-5271 Sayılı CMK.’nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden de paylarına düşen miktarda eşit olarak sorumlu tutulmaları gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık Mahfuz Açıktepe’nin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında kurulan mahmiyet hükmü fıkrasından 53. maddenin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ” 53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına” cümlelerinin eklenmesi ve hüküm fıkrasından yargılama giderlerinin müteselsilen alınmasına ilişkin bölümü çıkarılarak, yerine ”sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı; ortak yargılama giderlerinden de eşit olarak sorumlu tutulmalarına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanık … hakkında başkasına ait kimlik bilgilerini kullanmak suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince:
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK.’nın 343/2, 102/4, 104/2. maddelerine göre, hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.’nın aynı suça uyan 268/1 delaletiyle 267, 267/8, 66/1-e, 66/2.1.cümle, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olması ve aynı Yasanın 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının, suç tarihi olan 21.04.2004 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 Sayılı CMK’nın 223/8 maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
III- Sanık … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince ise:
Sanığın soruşturma aşamasında yakalanamaması üzerine, yakalanan diğer sanıkların vermiş olduğu bilgiler doğrultusunda kollukça araştırılıp kimliğinin tespit edilerek gıyabi tevkifli olarak hakkında kamu davası açılıp kovuşturma aşamasında gıyabi tevkifli ve yakalama emirli olarak bir süre arandığının anlaşılması ve yakalandıktan sonra alınan savunmalarında suçlamayı kabul etmeyerek, iddianamede geçen sanıklardan hiçbirini tanımadığını ve suç tarihinde başka yerde çalıştığını beyan etmesi karşısında, olay günü sanıkların tespit ve yakalanma şekli gözetilrek, canlı teşhisin mümkün olamaması halinde sanığın fotoğrafları kolluk marifetiyle araştırılıp temin edilerek, sanık …’in aşamalardaki beyanlarında geçen ve olay günü birlikte vakit geçirdikleri kişi olup olmadığı hususunda beyanı alındıktan sonra, kanıtların bir bütün halinde değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdiri gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 01/02/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.