Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2012/2681 E. 2012/13760 K. 07.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/2681
KARAR NO : 2012/13760
KARAR TARİHİ : 07.06.2012

Hırsızlık suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 144/1-b, 62, 52/2. maddeleri gereğince 1.000 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair….Sulh Ceza Mahkemesinin 18/05/2010 tarihli ve 2009/1165 esas, 2010/809 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 16.11.2011 tarih ve 2011/14262/58040 sayılı Kanun Yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.01.2012 tarih ve 2011/388171 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle incelendi.
MEZKUR İHBARNAMEDE;
Dosya kapsamına göre, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerekip gerekmediği hususunun tartışılmamasında isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşılmış olmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.01.2012 gün ve 2011/388171 sayılı yazıları ile yukarıda izah edildiği şekilde sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı yönünden mahkemece değerlendirme yapılması için bozma talep edilmiş ise de; değer tespit tutanağında, sökülen tel çitin değerinin işinin ehlinden sorularak tespit edilmesi, benzer iş kolunda faaliyet gösteren firmanın sahibi olan sanığın, tanık …ile konuşmalarından sonra tel çiti tedarik edip katılanın bahçesinin etrafına işçileri eliyle döşetmesi sebebiyle, tel çitin kendisi tarafından söktürülmesi ile oluşacak zararı bilebilecek durumda bulunması soruşturma ve kovuşturma aşamasında zararı tazmin hususunda her hangi bir gayretinin belirlenememesi, bu itibarla olayda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından birisi olan katılanın zararının karşılanması koşulu yerine getirilmediğinden, objektif koşulun mevcut olmaması halinde mahkeme tarafından bu konuda olumlu yada olumsuz bir tartışmaya girilmesine lüzum bulunmaması karşısında ve Ceza genel Kurulu’nun 23.02.2010 gün ve 2009/3-244 esas, 2010/36 karar sayılı, 13.03.2012 gün ve 2011/7-309 esas, 2012/94 karar sayılı, 06.032012 gün ve 2011/7-304 esas, 2012/79 karar sayılı ve benzeri pek çok sayıda istikrar kazanmış kararları gözetildiğinde, savcılığın talebi yerinde görülmediğinden REDDİNE, dosyanın mahal mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.