YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16746
KARAR NO : 2012/21792
KARAR TARİHİ : 02.10.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, kızı …’un 28.07.2008 tarihinde doğduğunu, doğumunun sonrasında Hayat Tıbbi Tahliller Laboratuvarına müracaat edilerek ‘kordon kanından’ alerji testi yapılmasının talep edildiğini, Laboratuvar tarafından 01.08.2008 tarihinde yapılan tahlil neticesinde verilen raporda herhangi bir alerjik reaksiyon bulgusunun olmadığının bildirildiğini, oysa 1 yıl sonra yapılan muayenede 1 yıl içinde uygun muayenenin yapılmaması nedeniyle alerji boyunun ilerlediğinin bildirildiğini, daha sonra yapılan araştırmada 01.08.2008 tarihinde incelenen örneğin ‘Kordon kanı değil’ ‘yeni doğan bebek kanı’ olduğunun belirtildiğini, bu şekilde hatalı rapor düzenlendiğini, yapılan hatanın tedavi sürecini uzattığı gibi hem maddi hem manevi sıkıntıya soktuğunu, yapmış olduğu tedavi ve tahliller için 1.910,00TL ödemek zorunda kaldığını, hatalı teşhisin aynı zamanda bebekte ileriye dönük … problemlerinin artmasına neden olacağı endişesini taşıdıklarını, doktorun gereken itinayı ve özeni göstermediğini, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.910,00TL maddi, 5.000TL manevi tazminatın 01.08.2008 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişler; karşı dava ile de davacıdan 500,00TL manevi tazminat talep etmişlerdir.
Mahkemece, davacının davasının reddine, davalı-karşı davacının davasının kabulü ile; 500,00TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan alınarak, davalı-karşı davacılara verilmesine, karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde görülmeyen davacı-karşı davalının sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı-karşı davalı, davalı-karşı davacıların hatalı rapor düzenlemeleri nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığını iddia etmiş, mahkemece dava reddedilmiştir. Davalı-karşı davacıların talebi ise açılan bu davadan dolayı manevi şahsiyetlerinin zedelendiği iddiasıyla manevi tazminat talebinden ibarettir. Mahkemece, bu husustaki talep kabul edilmiştir. B.K.’ nun 49. maddesi hükmü uyarınca, manevi tazminata hükmedilebilmesi için, şahsiyet hakkının hukuka aykırı bir şekilde zarara uğraması gerekir. Oysa somut olayda, karşı davacılar açısından manevi tazminatı gerektirecek nedenler doğmamıştır. Hal böyle iken, karşı davacıların talep etmiş oldukları manevi tazminatın reddi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı-karşı davalı yararına BOZULMASINA, 02.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.