Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/21807 E. 2021/8514 K. 19.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/21807
KARAR NO : 2021/8514
KARAR TARİHİ : 19.10.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı, nitelikli yağma (mağdur …’ya karşı); kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit (mağdurlar … ile …’a karşı); silahlı tehdit (mağdur …’a karşı)
HÜKÜM : Mağdur …’ya yönelik atılı suçlardan mahkumiyet, mağdur …’a yönelik silahlı tehdit ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemleri bütün halinde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma kabul edilerek bu suç ile tehdit suçundan mahkumiyet

İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınıp, hükmedilen ceza miktarlarına göre sanık müdafisinin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, duruşmasız yapılan değerlendirmede dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Sanık hakkında mağdurlardan …’a yönelik tehdit ve …’ya yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, nitelikli yağma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Muhakeme safahatını yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, iddia ve savunma ile tüm delillerin eksiksiz olarak kararda gösterildiği, hükmedilen cezaların nevi ve miktarları itibarıyla kanuni sınırlar içinde tayin edildiği anlaşıldığından, sanık müdafisinin yerinde görülmeyen temyiz talebinin reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanık hakkında mağdurlardan …’ya yönelik nitelikli cinsel saldırı ve …’a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdur …’nın aşamalardaki çelişkili ifadeleri, savunma, doktor raporları, tanık beyanları ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın olay gecesi cinsel ilişkiye girmek için zorla ağaç altına götürüp, bacağını okşayarak taytını sıyırdığı mağdurun bağırması üzerine icrai hareketine devam etmeksizin kendiliğinden bıraktığı ve mevcut haliyle sübuta eren eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 102/1. maddesinde yer alıp, şikayet üzerine takip edilen cinsel saldırı suçunu oluşturup, mağdurun aşamalarda şikayetçi olmadığı da gözetilerek hüküm kurulması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs suçundan mahkumiyet kararı verilmesi,
Sanığın, olay gecesi mağdur …’u hürriyetinden yoksun kıldıktan sonra şahsına zarar vermeden kendiliğinden bırakması karşısında hakkında müsnet suçtan belirlenen temel cezada TCK’nın 110. maddesi ile indirim yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı, sanık müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 19.10.2021 tarihinde üye …’in karşı oyu ile oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY

Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin 14.05.2014 gün ve 2012/266 Esas, 2014/141 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde mağdurlara yönelik tehdit ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma ile mağdur …’ya yönelik nitelikli yağma ve cinsel saldırı suçlarından kurulan hükümlerin temyizi üzerine sayın daire çoğunluğunca bir kısım hükümlerin onanmasına, bir kısım hükümlerin nitelendirme ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. Sayın daire çoğunluğunun bu görüşlerine katılmıyorum.
Mağdure olay tarihinde gazinoda çalışmak için patron olan … ile konuşmak için Mut İlçesine geldiğini, görüşme bittikten sonra aynı gazinoda garson olarak çalışan …’un kendisini otele bırakmak için aracına bindiği sırada sanığı da başka bir yere bırakmak için araca aldıklarını, yolda mağdure ve mağduru tehditle tenha bir yere götürdüğü, mağdur …’a sen uzaklaş diyerek gönderdikten sonra mağdureyi tecavüz ettiği ve yağmaladığı iddia olunmuş ve suçlar sabit görülerek sanığın cezalandırılmasına karar verilmiştir. …’un olay yerinden ayrılıp gazinoya döndüğünde olanları patronu olan ve tanık olarak dinlenen …’a anlatmasına rağmen intikalin olmaması, olay yerinden yaya olarak ayrılıp sanığın tanıdığı olan tanık olarak dinlenen mağdure ve sanığı aracıyla mağdurenin kaldığı otele getiren Süleyman’ın, sanıkla mağdure arasında para mevzusu konuşulduğunu, zora ilişkin bir intiba edinmediğini beyan etmesi, kaldığı otele bırakılan mağdurenin tanık …’a başından geçenleri anlatmasına rağmen otelin 20 metre yakınında kolluk amirliğinin bulunduğu halde intikali gerçekleştirmemesi, hazırlık ifadesinde bıçaktan bahsetmelerine rağmen sonraki aşamalarda bıçak yoktu demeleri ile sanığın suçlamaları kabul etmemesi nazara alındığında tüm atılı suçlardan sanığın beraatine karar verilmesi düşüncesiyle çoğunluğun görüşüne iştirak etmiyorum.