Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/35526 E. 2021/7756 K. 04.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/35526
KARAR NO : 2021/7756
KARAR TARİHİ : 04.10.2021

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, Özel belgede sahtecilik

5271 sayılı Kanun’un 299’uncu maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “sanığın veya katılanın temyiz başvurusundaki istemi üzerine veya re’sen duruşma yoluyla yapar” ibaresinin 24.12.2017 tarih 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 100. maddesi ile “uygun görmesi halinde duruşma yoluyla yapabilir” şeklinde değiştirildiği ve daha sonra bu hükmün 01.02.2018 tarih ve 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle aynen kabul edilerek kanunlaştığı anlaşılmakla; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasını gerektirir bir neden görülmediğinden, takdiren katılan vekilinin duruşmalı inceleme isteminin, 5271 sayılı CMK’nin 299. maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede;
1) Sanık … hakkında verilen hükümlere yönelik müdafisinin temyizinin incelenmesinde;
Sanığın 03.02.2021 tarihli dilekçesi ile temyizden feragat ettiği anlaşılmakla, sanık müdafisinin temyiz istemi yönünden dosyanın incelenmeksizin mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
2) Sanıklar …, …, … hakkındaki özel belgede sahtecilik suçundan verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararına yönelik sanık … sanıklar … ve … müdafileri ile katılan vekilinin temyizlerinin incelenmesinde ;
Sanıklar hakkındaki beraat hükümlerine yönelik kanunda öngörülen cezaların türü ve miktarı gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK’nin 286/2-g maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen on yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlarla ilgili ilk derece mahkemesince verilen beraat kararlarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup temyizi mümkün olmadığından, sanık …, sanıklar müdafileri ile katılan vekilinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı CMK’nin 298. maddesi uyarınca REDDİNE,
3) Sanıklar … hakkında özel belgede sahtecilik suçundan verilen düzeltilerek istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİ kararına yönelik katılan vekilinin temyizinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkeminin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, hukuka uygun yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden, temyiz isteminin 5271 saylı CMK’nin 302/1. Maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
4) Sanıklar …, …, …, … hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararına yönelik sanık …, sanıklar … ve … müdafileri ile katılan vekilinin temyizlerinin incelenmesinde;
Sanık …’un bordro şefi, diğer sanıkların üretim işçisi olarak çalıştığı katılan şirkette, …’un görevi gereği şirketteki ”…, … ve …” adlı programların işleyişini ve bunlardaki açıkları ve programların ne şekilde denetlendiğini bildiği, bu bilgisinden istifade ederek excelde hazırladığı ödeme ve avans listelerini şirkette kullanılan programlara yükleyip iç sistemde ilgili birimlere onaylattığı ve gerek onay öncesi gerekse onay sonrası usulsüz ve haksız şekilde oynamalar yapıp diğer sanıklar ve kendisi lehine hayali , yüksek miktarlı ve tekrar eden ödeme listeleri meydana getirerek şirketin anlaşmalı olduğu bankanın veri tabanına bu listeleri girdiği ve bu şekilde banka tarafından listelere göre ödemelerin yapılmasını sağlamak suretiyle tüm sanıklarla birlikte uhdesine para geçirerek parayı aralarında paylaştıkları iddia edilen olayda; şirkette hazırlanan ödeme listelerinin bankaya ne şekilde iletildiği, bir program kullanılıp kullanılmadığı, bankanın veri tabanına sanığın direk listeleri girip girmediği, şirket hesaplarını yönetme, hesaptan para ödeme ve onaylama yetkisinin olup olmadığı hususlarının çelişkili beyanlardan başkaca bir delille net bir şekilde anlaşılamadığı, sanık …’un banka hesapları üzerinde onay ve kullanım yetkisinin olması halinde sübut bulan eylemin TCK’nin 155/2. maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu, böyle bir yetkisinin bulunmaması ve üzerinde hileli hareketlerle oynadığı listeleri bankaya onaylanmak üzere sunması durumunda ise bu listeleri kullanıp banka aracılığıyla şirket hesabından ödeme yapılmasını sağlamak suretiyle söz konusu eylemin TCK’nin 158/1-f maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturacağı gözetilerek şirket ile bankanın çalışma şeklinin nasıl olduğunun ve ödeme listelerinin bankaya ne şekilde iletildiğinin ve ödemeye hazır konuma getirildiğinin tespiti için ve ayrıca sanık … ‘un bu hesaplara ilişkin görevinin ne olduğunun belirlenmesi bakımından teknik bir bilirkişi raporu alınması, raporun sonucunun ve tüm delillerin birlikte değerlendirmesi yapılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerekirken suç vasfı bakımından eksik inceleme ile yazılı şekilde hükümler kurulması,

Yasaya aykırı, sanık … sanıklar … ve … müdafileri ile katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5271 sayılı CMK’nin 302/2-3 maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, dosyanın 28.02.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 304/2. maddesi gereğince Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 04.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.