YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/6981
KARAR NO : 2012/14810
KARAR TARİHİ : 25.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tahsis gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın kendisine 5271 sayılı CMK’nun 150. maddesi uyarınca müdafii atandığından haberdar olmaması nedeniyle, müdafiiye yapılan tebligatın geçersiz olduğu, bu nedenle sanığın öğrenmeden itibaren verdiği temyiz dilekçesinin de süresinde olduğu anlaşılmakla, sanık hakkındaki 16.11.2006 tarihli karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;,
Müştekinin aracını park edip kilitlediğini beyan etmesi ve görgü tespit tutanağına göre araçta zorlama izi bulunmaması karşısında; sanığın sair alet kullanarak kilit açmak suretiyle teyp hırsızladığı anlaşılmakla tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
5252 sayılı yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün, önceki ve sonraki yasaların ilgili bütün hükümlerinin somut olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle bulunması gerektiğinin ve 5237 sayılı TCY’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493/2 maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda sanığın sair alet uydurarak kilit açmak suretiyle teyp hırsızladığı, eyleminin 142/2-d maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun karar yerinde tartışılmaması, sonuç ceza değişmeyeceğinden ve her durumda 5237 sayılı TCK’nın lehe olması nedeniyle sonuca etkili görülmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’in temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA,
bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘53/1.maddesinde belirtilen ve 53/3.maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3.maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ tümcesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.