YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/29961
KARAR NO : 2013/24117
KARAR TARİHİ : 12.09.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I) Sanık … hakkında kurulan hükümlere yönelik yapılan incelemede;
Adalet duygusu lehe bozmanın, temyiz talebinde bulunmayan sanık …’a da sirayetini haklı göstermekte ise de; ilk hükmü temyiz etmeyen sanığın sirayet nedeniyle bozma sonrası verilen hükmü temyiz etme hakkı hukuken mümkün olmadığından; lehe bozmadan sirayet nedeniyle yararlanan sanık hakkında, müdafii tarafından bozma sonrası ileri sürülen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin 5320 sayılı kanunun 8/1 maddesi delaletiyle halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE;
II) Sanık …’in yakınanlar …, … ve …’e karşı gerçekleştirdiği hırsızlık suçları bakımından yapılan incelemede;
Sanık …’in istinabe sureti ile bozma sonrası Bilecik Asliye Ceza Mahkemesi’nce ifadesi alındığı 18/06/2010 tarihinde başka suçtan Bilecik M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlü olarak bulunduğu anlaşılmış ise de; duruşmadan açıkça bağışık tutulmayı isteyen sanığın esas mahkemesinde savunmasının alınması hukuken zorunlu olmadığından, tebliğnamede bozma isteyen düşünce benimsenmemiş; mahkemece Yargıtay 6. Ceza Dairesi’nin 21/10/2009 tarihli bozma kararına uyularak yapılan yargılamada, sanığın yakınan …’ya yönelik hırsızlık eylemi bakımından hüküm kurulurken, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143/1 ve 31/3. maddeleri uyarınca sonuç ceza belirlenip, belirlenen sonuç cezanın önceden hükmolunan cezadan fazla olması halinde, bu sonuç cezanın sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek CMUK’un 326/son maddesi hükmü gereği önceden verilen ve aleyhine yasa yoluna başvurulmayan cezaya indirilmesi gerekirken; hatalı uygulama ile sözü edilen yasanın 39/1. madde ile de uygulama yapılarak önceki cezadan dahi daha az cezaya hükmolunması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık … müdafiinin temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA,
III) Sanık …’in yakınanlar …, … ve …’ya karşı gerçekleştirdiği hırsızlık suçları bakımından yapılan incelemede;
Sanık …’in istinabe sureti ile bozma sonrası Bilecik Asliye Ceza Mahkemesi’nce ifadesi alındığı 18/06/2010 tarihinde başka suçtan Bilecik M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlü olarak bulunduğu anlaşılmış ise de; duruşmadan açıkça bağışık tutulmayı isteyen sanığın esas mahkemesinde savunmasının alınması hukuken zorunlu olmadığından, tebliğnamede bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir.
Sanığa yüklenen hırsızlık suçlarının gerektirdiği cezaların türü ve üst sınırlarına göre; 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e, 66/2. ve 67/4. maddelerinde öngörülen 7 yıl 12 aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin, suç tarihi olan 27/08/2005 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması;
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
IV) Sanık …’a yüklenen hırsızlık suçu bakımından yapılan incelemede;
İstinabe sureti ile Sivas 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nce ifadesinin alındığı 12/07/2010 tarihinde … E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda başka suçtan tutuklu olarak bulunan ve duruşmadan vareste tutulmak istemediğini açıkça beyan eden sanık …’ın bizzat duruşmaya getirtilerek ifadesinin alınması gerektiğinin gözetilmeyerek savunma hakkının kısıtlanması;
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 12/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.