Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/11737 E. 2021/10323 K. 13.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/11737
KARAR NO : 2021/10323
KARAR TARİHİ : 13.10.2021

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … İlçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 101 ada 4 parsel sayılı 28.397,71 m² yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydına dayanılarak, zeytinlik niteliği ile davalı … ve arkadaşları adına komisyon kararıyla tespit edilmiştir.
Davacı Hazine, taşınmaza uygulanan tapu kaydının gayri sabit sınırlı olduğu iddiasıyla, tapu kaydı miktar fazlasının adına tespit ve tapuya tescili istemiyle; davacı … ve arkadaşları ise, kendi adlarına tespit edilen 101 ada 3 sayılı parselin eksik olarak tespit edildiğini, eksik kısmın davalı … ve arkadaşlarına ait taşınmazda kaldığını ileri sürerek, bu kısmın kendi adlarına tescili istemiyle ayrı ayrı dava açmışlardır.
Mahkemece, davaların birleştirilmesi suretiyle yapılan yargılama neticesinde verilen, davacı Hazinenin 101 ada 4 sayılı parsel, birleştirilen dosyanın davacıları … ve arkadaşlarının ise 101 ada 3 sayılı parsel hakkındaki davalarının reddine, 101 ada 3 sayılı parselin tespit gibi, 101 ada 4 sayılı parselin ise hisseleri oranında … ve arkadaşları adına tapuya tesciline ilişkin hüküm, birleştirilen dosya davacıları … ve arkadaşları vekili tarafından ve 101 ada 4 sayılı parselin (B) harfli bölümüne yönelik olarak davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesi’ nin 2016/2884 Esas ve 2016/4034 Karar sayılı ilamıyla, “Davacı Hazinenin çekişmeli 101 ada 4 sayılı parselin (B) harfli bölümüne ilişkin hükme yönelik temyiz itirazları yönünden; dava konusu taşınmaza kadastro sırasında uygulanarak revizyon gören 1339 tarih 10 sıralı tapu kaydı ve gitti kaydı olan 1975 tarih 10 sıralı dayanak tapu kaydının, daha önce mesaha arttırımına ilişkin Mudanya Asliye Hukuk Mahkemesinin 1988/88 Esas, 1991/149 Karar sayılı, TMK’ nin 639. Maddesi uyarınca tescil istemine ilişkin Mudanya Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/508 Esas, 2006/1107 Karar sayılı ve orman tahdidine ilişkin Mudanya Kadastro Mahkemesinin 2002/2 Esas, 206 Karar sayılı kesinleşen kararları ile değişebilir sınırlı olup, taşınmazın yüzölçümünün 4.134 m² olduğunun, taşınmaz üzerinde zilyetlik süresinin dolmadığının ve taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olmadığının kabul edildiği, dolayısıyla bu hususların eldeki davada artık ihtilaflı olmadığı, mahkemece yapılan keşif sonrasında düzenlenen fen, ziraat ve orman bilirkişi raporlarında taşınmazın 2/3’ünün eylemli durumuna göre orman sayılan yerlerden olduğunun ve (B) harfi ile gösterilen 23.728,53 m²’lik kısmın miktar fazlası olduğunun bildirildiğinin anlaşıldığı açıklanarak, davacı Hazinenin çekişmeli taşınmazın tapu kaydı miktar fazlası olan (B) kısmına yönelik davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmesinin ve birleştirilen dosya davacıları … ve arkadaşlarının temyiz itirazları yönünden; Mudanya Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/508 Esas, 2006/1107 Karar sayılı ilamı ile reddine karar verilen, … tarafından, zilyetliğe dayanılarak 40.000 m²’lik alanın MK’nin 639. maddesi gereğince kendisi ve diğer mirasçılar adına tapuya tescili istemiyle açılan davada alınan 07/07/2003 tarihli fen bilirkişi raporunda, (D) harfi ile gösterilen 535,17 m2’lik yerin birleştirilen dosya davacılarının mirasbırakanı … tarafından hak iddia edilen yer olduğunun ve bu yerin davacı … …’ın zilyetlik iddiasıyla dava konusu ettiği yerin kapsamı dışında tutulması gerektiğinin bildirildiği, davacı … … vekilinin, mahkemenin 18/12/2003 tarihli duruşmasında bilirkişi raporuna yönelik alınan beyanında, (D) harfi ile ilgili olarak bilirkişi raporunda yapılan açıklamaya bir itirazlarının olmadığını bildirdiği ve eldeki davada ise hükme esas alınan 27/03/2013 havale tarihli bilirkişi heyet raporunda, Mudanya Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/508 Esas,2006/1107 Karar sayılı dosyasında itirazlı olan 535,17 m²’lik yerin aplikesi ve kadastro paftasında yapılan inceleme sonucunda bahse konu 535,17 m²’lik alanın çekişmeli 101 ada 4 parsel içinde kaldığının bildirildiğinin anlaşıldığı belirtilerek, birleştirilen dosya davacılarının bu bölüme yönelik davalarının kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin isabetsizliğine, ayrıca, birleşen dosya davacıları tarafından dava edilen yerin 101 ada 4 parsel içinde kalması sonucunda, 101 ada 3 parsel sayılı taşınmaz dava konusu olmadığından, 101 ada 3 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının olağan yollardan kesinleştirilmek üzere ilgili tapu müdürlüğüne gönderilmesi gereğine” değinilerek bozulmuş ve davalı … ve arkadaşları vekilinin karar düzeltme talebi, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2016/12188 Esas, 2017/536 Karar sayılı ilamıyla reddedilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, asıl ve birleşen davanın kabulüne, dava konusu 101 ada 4 parselin kadastro tespitinin iptali ile 27/03/2013 havale tarihli bilirkişi rapor ve ekindeki krokide A harfi ile işaretli 4.134 m2′ lik kısmın hisseleri oranında … ve arkadaşları adına tapuya tesciline, aynı krokide B harfi ile işaretli 23.728,53 m2 kısmın … Mahallesi 101 adaya son parsel numarası verilerek orman ve zeytinlik olarak Maliye Hazinesi adına kayıt ve tesciline, aynı krokide komşu 3 parsel ile ara sınırının, düz siyah çizgi ile belirlenen sınır olarak belirlenmesine, bu şekilde ilk kadastro tespit ve sınırlandırması sırasında belirlenen ve rapor ekindeki krokide kesik çizgilerle işaret edilen ve hatalı ölçülen sınır olarak belirtilen kısmın … Mahallesi 101 adaya son parsel numarası verilerek 535,17 m2 olarak zeytinlik vasfıyla komşu 3 parsel malikleri adına payları oranınında kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Çekişmeli taşınmazın orman ve zeytinlik vasfıyla tesciline karar verilmesi suretiyle taşınmazın vasfı bakımından çelişki yaratılarak hükmün infazında tereddüte sebebiyet verilmesi isabetsiz olduğu gibi, kadastro tespitinden önce taşınmaz üzerinde davalılar tarafından meydana getirildiği anlaşılan zeytin ağaçlarının 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 19/2. maddesi gereğince tutanağın ve kütüğün beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmesi gerekirken, bu hususta bir hüküm kurulmaması da isabetsiz olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekmekte ise de; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazları (2) nolu bentte yazılı nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hüküm fıkrasının 1-B bendinde “son parsel numarası verilerek” ifadesinden sonra gelen “orman ve zeytinlik” cümlesinin hüküm yerinden çıkarılarak “zeytinlik” cümlesinin eklenmesine ve yine aynı bentte “Maliye Hazinesi adına kayıt ve tesciline” cümlesinden sonra gelmek üzere “taşınmaz üzerinde bulunan zeytin ağaçlarının davalılar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … , … ’ya ait olduğunun tapunun beyanlar hanesinde gösterilmesine” cümlesinin eklenmesine ve hükmün bu şekli ile düzeltilerek ONANMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 13.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.